Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/4548 K.2017/4242
Özet: Sudun, 14.06.2005 tarihli yanlış gösterilen suçun düzeltilmesiyle, sanığın izinsiz kredi kartı kullanım eyleminin zincirleme olarak suç oluşturduğunu kabul edip 53. maddeden kaynaklanan yanlı anayasayla ilgili şartı yeniden değerlendirilip, verilen hükmü 06.06.2017’de oybirliğiyle onamaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet Gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihinin 14.06.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, Mahkemenin, sanığın, müştekiye ait kredi kartını aynı gün değişik zamanlarda farklı üye iş yerlerinde alışverişte kullanmak suretiyle sübuta eren eyleminin, zincirleme şekilde banka veya kredi kartının kötüye kullanılması oluşturduğu yönündeki takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihinin 14.06.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, Mahkemenin, sanığın, müştekiye ait kredi kartını aynı gün değişik zamanlarda farklı üye iş yerlerinde alışverişte kullanmak suretiyle sübuta eren eyleminin, zincirleme şekilde banka veya kredi kartının kötüye kullanılması oluşturduğu yönündeki takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.