Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/3648 K.2017/2612
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen ve doktirinde “fikri sahtecilik” olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak” suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır. Sanıklardan ...’in, plakasız olması nedeniyle trafik ekiplerince yediemin memurluğuna çekilen aracını, başka bir araca ait tescil belgeleri ile geri almaya çalıştığı ancak görevli memurlarca yapılan basit bir kontrol sonucu şase numarası sorgulandığında belgelerin çekilen araç ile uyumlu olmadığının tespit edildiği ve tutanağın bu tespit doğrultusunda düzenlendiği eylemde, görevli memurların yapacağı basit bir araştırma sonucunda yalan beyanın tespit edebileceği ve görevlilerin bu durumu araştırma yükümlülüğü bulunması karşısında sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen ve doktirinde “fikri sahtecilik” olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak” suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır. Sanıklardan ...’in, plakasız olması nedeniyle trafik ekiplerince yediemin memurluğuna çekilen aracını, başka bir araca ait tescil belgeleri ile geri almaya çalıştığı ancak görevli memurlarca yapılan basit bir kontrol sonucu şase numarası sorgulandığında belgelerin çekilen araç ile uyumlu olmadığının tespit edildiği ve tutanağın bu tespit doğrultusunda düzenlendiği eylemde, görevli memurların yapacağı basit bir araştırma sonucunda yalan beyanın tespit edebileceği ve görevlilerin bu durumu araştırma yükümlülüğü bulunması karşısında sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.