‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/3240 K.2017/1990

Esas No: 2015/3240 · Karar No: 2017/1990 · Karar Tarihi: 20.03.2017
Özet: Uyuşmazlık; sanığın işyeri yetkilisinin, müşterinin GSM hattını izinsiz başka operatöre taşıma sözleşmesi yaparak sahte imza koymasıyla özel belgede sahtecilik suçunu işlemesi. Mahkeme, sahte belgeliğe ilişkin kanuni yaptırımları ve sanığın hukuki durumunu değerlendirerek himaye etmeyi reddederek sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

1-23.11.2011 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 15.12.2011 şeklinde yanlış yazılması,
2-... İletişim isimli işyeri yetkilisi olan sanığın müşteki ...‘ya ait ... numaralı GSM hattını bilgisi dışında başka bir operatöre taşıma sözleşmesi yaparak katılan yerine sahte imza atmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; numara taşımaya ilişkin abonelik sözleşmesi ve numara taşıma talep formunun sanığa ait işyerinde düzenlenmesi ve suçtan kaynaklanan menfaatin sanığa ait olacağı cihetle, suçun sübut bulduğu gözetilerek, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de;
a) Suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmayan, iyi halli olması nedeniyle hakkında TCK‘nın 62. maddesi hükümleri uygulanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden sanık hakkında, hükümden önce 08.02.2008 tarihli 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nın 7/2. maddeleri gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmaması,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?