‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/3200 K.2016/6710

Esas No: 2015/3200 · Karar No: 2016/6710 · Karar Tarihi: 05.10.2016
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kimlik bilgileri kullanılarak sahte abonelik sözleşmesi düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçundan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, sanıkların bu eylemlerinin tüm unsurlarıyla oluştuğunu kabul ederek beraat ettirmiş ve ilgili davaların birleştirilip tek başına değerlendirilmesini öngörmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Özel belgede sahtecilik

HÜKÜM: Beraat 1-Müşteki ...'nin kimlik bilgileri kullanılarak adına düzenlenen sahte abonelik sözleşmesinin sanıkların sahibi ve yetkilisi oldukları işyerince yapıldığı, sözleşme ve ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisinde aynı işyeri kaşesinin olduğu, sanıkların sözleşmeyi kendi işyerlerince yapıldığını kabul ettikleri, abonelik işlemi yapanların, ibraz edilen nüfus cüzdanının kişilere ait olup olmadığını denetlemesinin zorunlu olduğu cihetle; sanıklar üzerine atılı suçun tüm unsurları ile oluştuğu gözetilmeden yetersiz gerekçe ile mahkumiyetleri yerine beraatine hükmolunması, 2-UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, sanıkların benzer şekilde muhtelif tarihlerde sahte belgelerle telefon hattı aboneliği tesis etmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla yargılama yapılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mükerrer yargılama yapılmaması açısından; sanıklar hakkında benzer eylemler nedeniyle açılan diğer dava dosyaları getirtilip, derdest olmaları halinde birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulduktan sonra belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri ile zaman aralığı birlikte dikkate alınarak; hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin düzenlendiği ve suçun işlendiği tarihler saptanarak, davaların mükerrer olup olmadığı, sanıkların eylemlerinin ayrı suçları oluşturup oluşturmadığı ya da zincirleme suç niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Adli emanetin 2012/4766 sırasına kayıtlı belge hakkında bir karar verilmemesi isabetsizliği, yasaya aykırı, 4-Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?