Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/3079 K.2016/6630
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın sahte sürücü belgeleri düzenlemesiyle ilgili resmi belgede sahtecilik suçunun işlenip işlenmediği konusundadır. (2) Mahkeme, sanığın sahtecilik eylemlerini tek bir suç olarak değerlendirerek, 5320 sayılı Yasa ve 1412 sayılı CMUK hükümleri çerçevesinde kararın bozulmasına hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: I-Bir kavga olayı sonrasında silahla yaralama suçunun şüphelisi olarak kolluk görevlilerince yapılan sanığın üst aramasında, kendi fotoğrafı bulunan biri kendi adına diğeri ... adına tamamen sahte düzenlenmiş iki sürücü belgesinin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde verdiği ifadesinde "kendi kimlik bilgileri ile düzenlenen sürücü belgesini ... isimli bir şahsa yaptırdığını, bu belgeyi ...'den teslim alırken ...'in 'bu ehliyet patlar, senin yaşlarında birinin ehliyet fotokopisini getir, onun sahtesini yapalım' dediğini, bu sebeple ...'e bir şekilde temin ettiği ...'ın sürücü belgesi fotokopisini verdiğini, ...'in bu kez de ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kendisine getirdiğini" beyan etmesi karşısında; sanığın sahtecilik eylemlerinin bir suç işleme kararı ile farklı tarihlerde zincirleme biçimde işlenen tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eylemlerin iki ayrı suç kabulü ile fazla ceza tayini, II-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, III-Dosyada delil olarak saklanmasına karar verilen sahte sürücü belgelerinin emanet numarasının 2008/2591 olmasına rağmen 2007/2156 ve 2008/287 olarak yanlış belirtilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: I-Bir kavga olayı sonrasında silahla yaralama suçunun şüphelisi olarak kolluk görevlilerince yapılan sanığın üst aramasında, kendi fotoğrafı bulunan biri kendi adına diğeri ... adına tamamen sahte düzenlenmiş iki sürücü belgesinin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde verdiği ifadesinde "kendi kimlik bilgileri ile düzenlenen sürücü belgesini ... isimli bir şahsa yaptırdığını, bu belgeyi ...'den teslim alırken ...'in 'bu ehliyet patlar, senin yaşlarında birinin ehliyet fotokopisini getir, onun sahtesini yapalım' dediğini, bu sebeple ...'e bir şekilde temin ettiği ...'ın sürücü belgesi fotokopisini verdiğini, ...'in bu kez de ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kendisine getirdiğini" beyan etmesi karşısında; sanığın sahtecilik eylemlerinin bir suç işleme kararı ile farklı tarihlerde zincirleme biçimde işlenen tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eylemlerin iki ayrı suç kabulü ile fazla ceza tayini, II-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, III-Dosyada delil olarak saklanmasına karar verilen sahte sürücü belgelerinin emanet numarasının 2008/2591 olmasına rağmen 2007/2156 ve 2008/287 olarak yanlış belirtilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.