Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/3003 K.2017/2169
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, bilerek araç muayenesini sahte yaptırdığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; Tüvtürkün 24.04.2013 ve 11.02.2013 tarihli yazılarında; ..plakalı aracın 25.09.2009, 30.04.2011 ve 25.07.2012 tarihlerinde, ....plakalı aracın ise 24.07.2012 tarihinde muayenesinin yapıldığının, Alaybey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13/02/2013 tarih 5333 sayılı cevabi yazısında 24.06.2012 tarihi itibariyle her iki plakaya ait vergi cezalarının bulunduğunun, ekspertiz raporunda da araç muayene hologramlarının başka yerden sökülerek trafik tescil belgesine eklendiğinin belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, her iki plakaya ait muayene bilgilerini gösterir araç trafik belgelerinin Tüvtürke gönderilerek, muayene üzerindeki yazı, imza ve hologramların kendileri tarafından düzenlenip düzenlenmediği, Tüvtürk cevabi yazısındaki muayene tarihleri ile araç trafik belgesindeki tarihleri arasındaki farkın nasıl oluştuğu, ilgili vergi dairesinden her iki plakaya ait muayene tarihlerinde engel vergi borcunun bulunup bulunmadığı sorularak, suçun sübutu halinde ise TCK'nın 211. maddesinin uygulanma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması
a-Sanığın kollukta, farklı tarihlerde her iki plakaya ait muayeneleri yaptırdığını savunması karşısında; atılı suça konu tüm muayene işlemlerinin farklı zamanlarda yapılıp yapılmadığının tespitiyle sonucuna göre ayrı veya zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Belge aslının denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması, yasaya aykırı,
c-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, bilerek araç muayenesini sahte yaptırdığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; Tüvtürkün 24.04.2013 ve 11.02.2013 tarihli yazılarında; ..plakalı aracın 25.09.2009, 30.04.2011 ve 25.07.2012 tarihlerinde, ....plakalı aracın ise 24.07.2012 tarihinde muayenesinin yapıldığının, Alaybey Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13/02/2013 tarih 5333 sayılı cevabi yazısında 24.06.2012 tarihi itibariyle her iki plakaya ait vergi cezalarının bulunduğunun, ekspertiz raporunda da araç muayene hologramlarının başka yerden sökülerek trafik tescil belgesine eklendiğinin belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, her iki plakaya ait muayene bilgilerini gösterir araç trafik belgelerinin Tüvtürke gönderilerek, muayene üzerindeki yazı, imza ve hologramların kendileri tarafından düzenlenip düzenlenmediği, Tüvtürk cevabi yazısındaki muayene tarihleri ile araç trafik belgesindeki tarihleri arasındaki farkın nasıl oluştuğu, ilgili vergi dairesinden her iki plakaya ait muayene tarihlerinde engel vergi borcunun bulunup bulunmadığı sorularak, suçun sübutu halinde ise TCK'nın 211. maddesinin uygulanma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması
a-Sanığın kollukta, farklı tarihlerde her iki plakaya ait muayeneleri yaptırdığını savunması karşısında; atılı suça konu tüm muayene işlemlerinin farklı zamanlarda yapılıp yapılmadığının tespitiyle sonucuna göre ayrı veya zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Belge aslının denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması, yasaya aykırı,
c-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.