Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/2447 K.2017/944
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kaybolan ruhsatı yerine sahte Motorlu Araç Trafik Belgesi ve Tescil Belgesi düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasıdır; mahkeme, bu eylemin 5237 sayılı TC Kanun’un 211. maddesi kapsamında “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” niteliğinde olduğunu kabul ederek sanığı mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın, aracının kaybolan ruhsatı yerine sahte olarak ... seri numaralı Motorlu Araç Trafik Belgesi ve ... seri numaralı Motorlu Araç Tescil Belgesi düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın aşamalardaki savunmalarında sanığın aracının ruhsatının kaybolduğunu aracın ruhsatını çıkartmak için bir sigortacıya gittiğini, sigortacı tarafından düzenlenen belgeleri aracı sattığı kişiye teslim ettiğini, daha sonra aracın kaybolan ruhsatını bulması üzerine aracı sattığı kişiye bu belgeleri de verdiği beyanı karşısında; belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu sahte olarak düzenlenen ... seri numaralı Motorlu Araç Trafik Belgesi ve 656415 seri numaralı Motorlu Araç Tescil Belgesi ile aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, üzerinde gözlemde bulunulup, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılarak suçun sübutu halinde eyleminin 5237 sayılı TCK 211. maddesi kapsamında "gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" niteliğinde olup olmadığının ve indirim maddesinden yararlanıp yararlanamayacağının takdir ve değerlendirilmesi gerekliliği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın, aracının kaybolan ruhsatı yerine sahte olarak ... seri numaralı Motorlu Araç Trafik Belgesi ve ... seri numaralı Motorlu Araç Tescil Belgesi düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın aşamalardaki savunmalarında sanığın aracının ruhsatının kaybolduğunu aracın ruhsatını çıkartmak için bir sigortacıya gittiğini, sigortacı tarafından düzenlenen belgeleri aracı sattığı kişiye teslim ettiğini, daha sonra aracın kaybolan ruhsatını bulması üzerine aracı sattığı kişiye bu belgeleri de verdiği beyanı karşısında; belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu sahte olarak düzenlenen ... seri numaralı Motorlu Araç Trafik Belgesi ve 656415 seri numaralı Motorlu Araç Tescil Belgesi ile aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, üzerinde gözlemde bulunulup, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılarak suçun sübutu halinde eyleminin 5237 sayılı TCK 211. maddesi kapsamında "gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" niteliğinde olup olmadığının ve indirim maddesinden yararlanıp yararlanamayacağının takdir ve değerlendirilmesi gerekliliği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.