Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/4068 K.2013/9262
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şahadetnamede sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Her iki suçtan beraatine
2003 yılı Doğrudan Gelir Desteği Projesi kapsamında, başvuruda bulunanların geçimini çiftçilikle temin eden kişiler olup olmadığının ve beyan ettikleri arazilerin gerçek durumlarının tespitine ilişkin çiftçi kayıt formu, arazi işleme ve üretim belgesi, kadastro geçmemiş birimler için tespit formu ve taahhütname belgelerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 355. maddesi kapsamındaki "şahadetname" niteliğindeki belgelerden olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “şahadetnamede sahtecilik” suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 29.07.2003 suç tarihinden 15.04.2009 günlü iddianameyle kamu davasının açıldığı tarihe kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde yüklenen suçtan sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı, sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 04.05.2004 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Şahadetnamede sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Her iki suçtan beraatine
2003 yılı Doğrudan Gelir Desteği Projesi kapsamında, başvuruda bulunanların geçimini çiftçilikle temin eden kişiler olup olmadığının ve beyan ettikleri arazilerin gerçek durumlarının tespitine ilişkin çiftçi kayıt formu, arazi işleme ve üretim belgesi, kadastro geçmemiş birimler için tespit formu ve taahhütname belgelerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 355. maddesi kapsamındaki "şahadetname" niteliğindeki belgelerden olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “şahadetnamede sahtecilik” suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 29.07.2003 suç tarihinden 15.04.2009 günlü iddianameyle kamu davasının açıldığı tarihe kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde yüklenen suçtan sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı, sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 04.05.2004 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.