Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/3239 K.2014/4593
Özet: Mühür bozma suçuna ilişkin iddiaların yasal unsurları taahhüt edilmediği ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçu için delillerin yetersiz olduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesi, başkasına göre 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle bu suçlamaları reddederken, Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazlarını da aynı tarihte reddederek hukuki işlemi ONAMAMAKTADIR.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma, muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
TCK'nun 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Burada mühürleme işleminin amacı Devlet yönetiminin bir şeyi koruma altına alma ve başkalarının tasarrufunu önleme iradesinin konulan mühürle açıklanması olup, bu iradeyi etkisiz duruma getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem gerçekleştiği takdirde suç işlenmiş olacaktır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur. İddianame anlatımını ve dosya kapsamına göre mühürlemeye dayanak teşkil eden 24.02.2010 tarihli işyeri kapatma tutanağında, mühürlemeden söz edilmediği, usulüne uygun yapılan bir mühürleme tespit edilmediğinden, mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı cihetle tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı; muhafaza görevini kötüye kullanmak suçu yönünden ise elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma, muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
TCK'nun 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Burada mühürleme işleminin amacı Devlet yönetiminin bir şeyi koruma altına alma ve başkalarının tasarrufunu önleme iradesinin konulan mühürle açıklanması olup, bu iradeyi etkisiz duruma getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem gerçekleştiği takdirde suç işlenmiş olacaktır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur. İddianame anlatımını ve dosya kapsamına göre mühürlemeye dayanak teşkil eden 24.02.2010 tarihli işyeri kapatma tutanağında, mühürlemeden söz edilmediği, usulüne uygun yapılan bir mühürleme tespit edilmediğinden, mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı cihetle tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığa yüklenen mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı; muhafaza görevini kötüye kullanmak suçu yönünden ise elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.