Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/9781 K.2012/11301
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 2003‑2004 yıllarında sahte fatura düzenlemesiyle ilgili olarak yürürlükteki ceza kanunları çerçevesinde açılan davada, temyiz süresi ve tebligat usulsüzlüğü konularında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıktır. (2) Mahkeme, sanığın suçtan dolayı cezalandırılmasının yanı sıra, ilgili ceza kanunlarının zamanaşımı hükümlerine dayanarak kamu davasını düşürmeye karar vererek 11.06.2012’de oybirliğiyle hükmü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olup, yokluğunda verilen 24.07.2009 gün ve 2008/220 E, 2009/637 K sayılı kararın sanığın sorgusunda beyan ettiği önceki tebligat adresine tebliğe çıkartıldığı, gerekçeli hükmün sanığın adreste tanınmadığından ve yeni adresi de bilinmediğinden 24.08.2009 tarihinde merciine iade edildiği, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, adres araştırılması yapılmadan bu kez 08.09.2009 tarihinde aynı adrese 7201 sayılı T.K.nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün kesinleştirildiği, bu suretle yapılan tebligatın usulsüz olduğu ayrıca ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2009 gün, 5-81/196 sayılı kararında gösterildiği üzere, CMK.nun 232/6 ve 34/2. maddelerine uygun olarak mahkeme kararında temyiz süresinin başlangıcının usulüne uygun olarak gösterilmemiş olması nedeniyle de öğrenme üzerine sanığın 05.10.2009 havale tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, sırayla suçun işlendiği 25.08.2003 ve 06.12.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olup, yokluğunda verilen 24.07.2009 gün ve 2008/220 E, 2009/637 K sayılı kararın sanığın sorgusunda beyan ettiği önceki tebligat adresine tebliğe çıkartıldığı, gerekçeli hükmün sanığın adreste tanınmadığından ve yeni adresi de bilinmediğinden 24.08.2009 tarihinde merciine iade edildiği, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, adres araştırılması yapılmadan bu kez 08.09.2009 tarihinde aynı adrese 7201 sayılı T.K.nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün kesinleştirildiği, bu suretle yapılan tebligatın usulsüz olduğu ayrıca ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2009 gün, 5-81/196 sayılı kararında gösterildiği üzere, CMK.nun 232/6 ve 34/2. maddelerine uygun olarak mahkeme kararında temyiz süresinin başlangıcının usulüne uygun olarak gösterilmemiş olması nedeniyle de öğrenme üzerine sanığın 05.10.2009 havale tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, sırayla suçun işlendiği 25.08.2003 ve 06.12.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.