Yargıtay11. Ceza DairesiAile Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/972 K.2012/2995
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şahedetnamede sahtecilik
**HÜKÜM:** Sanığın 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair.
1-5271 sayılı CMK'nun 191/3-a madde ve fıkrasında "sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır" hükmü yer almakta olup, 08.05.2008 günü sorgusu saptanan sanık hakkında ne iş yaptığı, işsiz ise buna ilişkin bir bilgi alınmadan sorguya çekilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin açık olarak yazılmayarak 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesine aykırı davranılması,
3-5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup; 21.01.2008 günlü iddianamede ...'ın oğlu için Hani Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na yeşil kart talebi için yapılan başvuruda, sanığın İlçe Jandarma Komutanlığı ve Köy Muhtarlığı tarafından müşterek düzenlenmesi gereken " sosyal ve ekonomik durum belgesini" hiçbir resmi sıfat ve yetkisi olmadığı halde düzenleyerek sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunmasına, yeşil kart düzenletilmesi ile ilgili dava açılmayıp anılan şahedetname ile sınırlı davanın açılmasına, sanığın sorgusunda yeşil kart evraklarını jandarmadan alarak kaymakamlığa bıraktığını beyan etmesine, dosya arasında mevcut 19.08.2008 günlü tutanak içeriğinden sanığın seyyar satıcı olduğunun anlaşılmasına, ...'a ait yeşil kart dosyasının aslının bulunamamasına, Adli Tıp Kurumu'nun fotokopi belge üzerinde inceleme yapıp, suça konu belgedeki uzman çavuş ve jandarma eri adına atılan imzaların kimin eli ürünü olduğunun belirlenemeyip yazıların ise sanığın eli ürünü olduğunun belirtilmesine göre; suç vasfının, sanığın hukuki durumunun tayini ve Yargıtay'ın denetim görevini yerine getirebilmesi bakımından; suça konu "Tutanak" başlıklı belgeye dayanarak ...'a yeşil kart verilip verilmediği araştırılmadan ve fotokopiden ibaret belgenin ne şekilde aldatma yeteneğini haiz olduğu kararda tartışılmadan, yeşil kart düzenlenmiş olsa dahi davanın "Tutanak" başlıklı "sosyal ve ekonomik durum belgesi" ile sınırlı açılıp anılan belgenin Nisan 2005 tarihinde kullanıldığının iddia olunmasına, belgenin niteliğine, sanığın anılan belgeyi düzenleme görev ve yetkisinin bulunmamasına göre, suçun sabit olması halinde suç tarihi itibariyle eylemin 765 sayılı TCK'nun 356. maddesi kapsamında "şahedetnamede sahtecilik " suçunu oluşturacağı gözetilmeden; eksik soruşturma, yetersiz ve isabetsiz gerekçe ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik kabulü ile 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi ile lehe yasa karşılaştırması yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulması ,
4-Uygulamaya göre de; sanığın 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer tüm haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasın karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Şahedetnamede sahtecilik
**HÜKÜM:** Sanığın 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair.
1-5271 sayılı CMK'nun 191/3-a madde ve fıkrasında "sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır" hükmü yer almakta olup, 08.05.2008 günü sorgusu saptanan sanık hakkında ne iş yaptığı, işsiz ise buna ilişkin bir bilgi alınmadan sorguya çekilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin açık olarak yazılmayarak 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesine aykırı davranılması,
3-5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup; 21.01.2008 günlü iddianamede ...'ın oğlu için Hani Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na yeşil kart talebi için yapılan başvuruda, sanığın İlçe Jandarma Komutanlığı ve Köy Muhtarlığı tarafından müşterek düzenlenmesi gereken " sosyal ve ekonomik durum belgesini" hiçbir resmi sıfat ve yetkisi olmadığı halde düzenleyerek sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunmasına, yeşil kart düzenletilmesi ile ilgili dava açılmayıp anılan şahedetname ile sınırlı davanın açılmasına, sanığın sorgusunda yeşil kart evraklarını jandarmadan alarak kaymakamlığa bıraktığını beyan etmesine, dosya arasında mevcut 19.08.2008 günlü tutanak içeriğinden sanığın seyyar satıcı olduğunun anlaşılmasına, ...'a ait yeşil kart dosyasının aslının bulunamamasına, Adli Tıp Kurumu'nun fotokopi belge üzerinde inceleme yapıp, suça konu belgedeki uzman çavuş ve jandarma eri adına atılan imzaların kimin eli ürünü olduğunun belirlenemeyip yazıların ise sanığın eli ürünü olduğunun belirtilmesine göre; suç vasfının, sanığın hukuki durumunun tayini ve Yargıtay'ın denetim görevini yerine getirebilmesi bakımından; suça konu "Tutanak" başlıklı belgeye dayanarak ...'a yeşil kart verilip verilmediği araştırılmadan ve fotokopiden ibaret belgenin ne şekilde aldatma yeteneğini haiz olduğu kararda tartışılmadan, yeşil kart düzenlenmiş olsa dahi davanın "Tutanak" başlıklı "sosyal ve ekonomik durum belgesi" ile sınırlı açılıp anılan belgenin Nisan 2005 tarihinde kullanıldığının iddia olunmasına, belgenin niteliğine, sanığın anılan belgeyi düzenleme görev ve yetkisinin bulunmamasına göre, suçun sabit olması halinde suç tarihi itibariyle eylemin 765 sayılı TCK'nun 356. maddesi kapsamında "şahedetnamede sahtecilik " suçunu oluşturacağı gözetilmeden; eksik soruşturma, yetersiz ve isabetsiz gerekçe ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik kabulü ile 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi ile lehe yasa karşılaştırması yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulması ,
4-Uygulamaya göre de; sanığın 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer tüm haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasın karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.