Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/9210 K.2012/13599
Özet: Uyuşmazlık konusu: sanığın sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından mahkum edilmesinin temyizinde, hem suçun ayrı ayrı değerlendirilmesi hem de zamanaşımı nedeniyle hükümdeki hataların düzeltilip kaldırılması talebi. Mahkeme sonucu: 1) Sahte fatura düzenleme suçundan verilen hüküm, zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle iptal edildi; 2) Sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararı, vekâlet ücretinin ödenmesi hususunda düzeltme yapılarak onaylandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu cihetle her iki suçtan ayrı hükümler kuran mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükmün temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-2004 yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde kendini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine vekâlet ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.000 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan hazineye verilmesine" fıkrası eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu cihetle her iki suçtan ayrı hükümler kuran mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükmün temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-2004 yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde kendini vekil ile temsil ettiren katılan idare lehine vekâlet ücretine hükmolunmaması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.000 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan hazineye verilmesine" fıkrası eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.