‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/8425 K.2012/17573

Esas No: 2012/8425 · Karar No: 2012/17573 · Karar Tarihi: 17.10.2012
Özet: Uyuşmazlık, Bozköy Belediye Başkanı’nın sahte senet tanzim ederek elektrik hizmeti için alacak talep etmesiyle ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan oluşur; mahkeme, sanığı 5237 sayılı yasanın ilgili maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırırken aynı zamanda verilen hapis cezasının ertelenmesini hükmeder.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Sanığın, 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62/1 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının ERTELENMESİNE

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sancaklı Bozköy Belediye Başkanı sanık ... 'un, katılan imzalamış gibi 5000 TL tutarlı taklit imza ile senet tanzim ederek tahsile koyduğundan bahisle açılan davada, Gedaş tarafından üçüncü bir kişinin abone olamayacağı söylenip çiftçilerin tarlalarını sulamak zorunda olduklarını düşünerek kendilerine yardımcı olmak maksadıyla encümen kararı ile elektrik verme kararı alıp Sancaklı Bozköy kasabasından 11 kilovatlık 4.000 TL karşılığında elektrik alan çiftçilere toplam 16 kilovat olursa Gedaş abone yapacağından encümen kararı ile 5 kilovat daha verildiğini, katılandan alınan 4.000 ve 2273 TL sulama tesisatının trafodan oluşturulması sırasında kendisine düşen miktarı ödemiş olup ödenmeyen paranın tesisat kurulduktan ve ara sayaç konulduktan sonra kullanılan elektrik bedeli olduğunu, çünkü kişilerin abone olamaması nedeniyle belediyece abone olunup sonra kullanımını tarımsal sulama amaçlı bölündüğünü, katılan ...'in bahsi geçen senedi belediyenin soyacından elektrik kullanacağı için kendisinden ödememe ihtimaline karşı aldıklarını, diğer çiftçiler... ve ...' dan da aynı şekilde alınıp fonların borçlarını ödediklerini, katılan ödemeyince suça konu senede 5.000 TL kısmını yazıp bankaya gönderdiğini, senet üzerindeki ... ve alacaklı Belediye bölümünü ...'in yazıp kasaya konduğunu, senedi bankada ...'ın ciro ederek tahsilata koyduğu şeklinde savunması, temyiz dilekçesinde ise Belediyenin yazı işleri müdürü olan ve suça konu senedin muhafazası için kendisine verilen ...'ın aynı kasada muhafaza edilip şahsi alacağını belgeleyen diğer bir senetle karıştırıp sanki katılanın senediymiş gibi doldurup bankaya ibraz edilmesine neden olunduğu, hatanın buradan kaynaklandığı, kendisinin bu hatadan dolayı sanık sıfatı almasına neden olan bu kişi hakkında şikayetçi olup Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/25 Sor. No ile soruşturmaya başlandığı, suça konu senedin asıl borçlusu Mustafa Kabasakal'ın da senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğine dair temyiz dilekçesi ekindeki beyanından anlaşıldığı ve bununda şikayetçi olduğu, bu nedenle anılan şikayetlerin sonuçlarının araştılmasını isteğini bildirmesi, katılanın ise senet borcunu ödediğini, buna ilişkin banka dekontu ibraz ettiğini, ödediği senedin elinde bulunmadığını ancak başkaca borcu olmadığını, böyle bir senet vermediğini iddia etmesi, Adli Tıp Kurumu'nun raporu ile de borçlu imzalarının katılana aidiyetinin saptanamaması nedeniyle suça konu senedin sahteliğinde kuşku bulunmaması karşısında, ilgili soruşturma evraklarının sonucunun araştırılması, incelenmek üzere istenmesi, dava açılmışsa dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, davayla ilgili delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması, gerektiğinde soruşturma dosyalarındaki tarafların tanık olarak dinlenmesi, kasada karıştırıldığı belirtilen katılanın imzasının bulunduğu iddia edilen senedin ibrazının sağlanıp üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın suç işleme kastıda tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; sanığın sabıka kaydındaki hükümlülüğün suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle geçmişteki hükümlülüğünden bahisle CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?