Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7895 K.2012/17654
**MAHKEMESİ:** Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık
**HÜKÜM:** 1)Sanık ... için:a) 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d-e, 168/1,62, 52, 53/1. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 20 TL adli para cezası ( 5 kez)
b)5237 sayılı TCK'nun 158/1-d-e, 62, 52, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ( 6 kez)
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın miktarı itibariyle şartları oluşmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I-Sanık ... müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi olduğu cihetle, sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, vaki istemin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II-Sanıklar ... ile ... hakkında ..., ...ve ....lehine yapılan “memurun resmi belgede sahteciliği” suçu ile sanıklar ... ve ... hakkında iştirak halinde “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezasını azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık”, sanıklar ... ve ... hakkında .... lehine yapılan “memurun resmi belgede sahteciliği”suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., .'na yüklenen “nitelikli dolandırıcılık”, sanıklar ... ve ... hakkında ... lehine yapıldığı iddia olunan 01.08.1997 suç tarihli “memurun resmi belgede sahteciliği” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan nitelikli dolandırıcılık suçu için 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, memurun resmi belgede sahteciliği suçu için 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ...,... müdafileri ile sanıklar .......'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar Durmuş Ali Oruçoğlu ile ... hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. sanıklar ... ve.... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının ise 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV-Sanık ... hakkında ...; sanık ... hakkında ... ... hakkında .... lehine yapılan “memurun resmi belgede sahteciliği”, sanıklar ..... hakkında iştirak halinde “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.11.2002 gün, 6-209/379 sayılı kararında açıklandığı üzere, memur olmayan sanıklarla,memur olan ve memur sayılan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri geriye yönelik sahte sigortalılık süresi kazandırma şeklinde, uzun bir zaman dilimi içersinde ve her defasında yenilenen kasıtla gerçekleşen eylemlerinin; her bir sigortalı yönünden ayrı ve bağımsız olarak 765 sayılı TCK.nun 339.(5237 sayılı TCK.nun 204/2) maddesinde düzenlenen suçu oluşturması nedeniyle tebliğnamedeki tüm sahteciliklerin zincirleme suç oluşturacağına ilişen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
1-Bağ-Kur İl Müdürlüğünde şef olan ... ile bu kurumda hizmetli olarak çalışırken suç tarihlerinde emekli olarak iş takipçiliği yapan ... ve Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar odasında genel sekreter olarak çalışan ...’ın iştirak halinde temin ettikleri menfaat karşılığında Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kayıt defterleri ve yönetim kurulu karar defterlerinde tahrifat ve eklemeler yaparak, Bağ-kur üyelik koşulları taşımayan .....’a gerçekte olmayan geriye yönelik sanal sigortalılık süresi kazandırdıkları, adlarına sahte belge düzenlenen sanıkların ise bu belgeleri kullanarak hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle haksız olarak yaşlılık aylığı almaya ve sağlık yardımından faydalanmaya başladıkları, sanık ...'nun hakkındaki dava tefrik edilen sanık .... ile birlikte Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar Odasına giderek üye kayıt defterleri ve yönetim kurulu kararlarında gerçekte varolan kişilerin isimleri çizilip, karalanarak açıkça tahrif edildiğini görmesine rağmen sanıklar ...a kayıtlarının usulüne uygun olduğuna ilişkin 20.07.1999 tarihli tutanakları düzenlediği, sanık ...'ın odaya ait kayıtlar üzerindeki tahrifatlardan... ile ilgili olanının kendisi tarafından yapıldığını, diğer tahrifatların kendisinden önceki oda sekreteri olan ... ve ... tarafından yapılmış olduğunu, düzenlenen işe giriş formları altındaki bazı imzaların kendisine ait olmadığını savunması, sanıklar ... ve ...'nun üzerlerine atılı suçu kabul etmemeleri, Oda Başkanı olan ....ün suça konu belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi ve kendilerine haksız surette aylık bağlanan ve sağlık yardımından faydalanan sanıkların bir kısmının sanık ..., bir kısmının sanık ..., bir kısmının sanık ... vasıtasıyla usulsüz kayıt yaptırdıklarını, bir kısmının ise sanıkları tanımadıklarını söylemeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için; sanıklar ..., ... ve ...'ın, diğer sanıklar hakkında emekli aylığı bağlanmasına, sağlık karnesi verilmesine veya Bağ-Kur’dan sigortalılık hizmet süresi kazandırılmasına sebebiyet veren belge veya belgelerden hangisinin düzenlenmesi eylemlerine katıldıklarının açıkça tesbiti bakımından sanık ...’nun yukarda sözü edilen 20.07.1999 tarihli tutanaklar dışında hangi belgeleri düzenlediği, bu belgeleri düzenleme ve imzalamaya yetkili olup olmadığı, sanık ...’ın imzasını inkar ettiği suça konu giriş bildirgeleri ve İB formları ile Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ait üye kayıt ve yönetim kurulu karar defterlerindeki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla tespiti ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ..., ...,... ve.... sanık...n’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık
**HÜKÜM:** 1)Sanık ... için:a) 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d-e, 168/1,62, 52, 53/1. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis ve 20 TL adli para cezası ( 5 kez)
b)5237 sayılı TCK'nun 158/1-d-e, 62, 52, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ( 6 kez)
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın miktarı itibariyle şartları oluşmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I-Sanık ... müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi olduğu cihetle, sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, vaki istemin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II-Sanıklar ... ile ... hakkında ..., ...ve ....lehine yapılan “memurun resmi belgede sahteciliği” suçu ile sanıklar ... ve ... hakkında iştirak halinde “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezasını azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık”, sanıklar ... ve ... hakkında .... lehine yapılan “memurun resmi belgede sahteciliği”suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., .'na yüklenen “nitelikli dolandırıcılık”, sanıklar ... ve ... hakkında ... lehine yapıldığı iddia olunan 01.08.1997 suç tarihli “memurun resmi belgede sahteciliği” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan nitelikli dolandırıcılık suçu için 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, memurun resmi belgede sahteciliği suçu için 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ...,... müdafileri ile sanıklar .......'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar Durmuş Ali Oruçoğlu ile ... hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. sanıklar ... ve.... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının ise 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV-Sanık ... hakkında ...; sanık ... hakkında ... ... hakkında .... lehine yapılan “memurun resmi belgede sahteciliği”, sanıklar ..... hakkında iştirak halinde “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.11.2002 gün, 6-209/379 sayılı kararında açıklandığı üzere, memur olmayan sanıklarla,memur olan ve memur sayılan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri geriye yönelik sahte sigortalılık süresi kazandırma şeklinde, uzun bir zaman dilimi içersinde ve her defasında yenilenen kasıtla gerçekleşen eylemlerinin; her bir sigortalı yönünden ayrı ve bağımsız olarak 765 sayılı TCK.nun 339.(5237 sayılı TCK.nun 204/2) maddesinde düzenlenen suçu oluşturması nedeniyle tebliğnamedeki tüm sahteciliklerin zincirleme suç oluşturacağına ilişen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
1-Bağ-Kur İl Müdürlüğünde şef olan ... ile bu kurumda hizmetli olarak çalışırken suç tarihlerinde emekli olarak iş takipçiliği yapan ... ve Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar odasında genel sekreter olarak çalışan ...’ın iştirak halinde temin ettikleri menfaat karşılığında Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kayıt defterleri ve yönetim kurulu karar defterlerinde tahrifat ve eklemeler yaparak, Bağ-kur üyelik koşulları taşımayan .....’a gerçekte olmayan geriye yönelik sanal sigortalılık süresi kazandırdıkları, adlarına sahte belge düzenlenen sanıkların ise bu belgeleri kullanarak hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle haksız olarak yaşlılık aylığı almaya ve sağlık yardımından faydalanmaya başladıkları, sanık ...'nun hakkındaki dava tefrik edilen sanık .... ile birlikte Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar Odasına giderek üye kayıt defterleri ve yönetim kurulu kararlarında gerçekte varolan kişilerin isimleri çizilip, karalanarak açıkça tahrif edildiğini görmesine rağmen sanıklar ...a kayıtlarının usulüne uygun olduğuna ilişkin 20.07.1999 tarihli tutanakları düzenlediği, sanık ...'ın odaya ait kayıtlar üzerindeki tahrifatlardan... ile ilgili olanının kendisi tarafından yapıldığını, diğer tahrifatların kendisinden önceki oda sekreteri olan ... ve ... tarafından yapılmış olduğunu, düzenlenen işe giriş formları altındaki bazı imzaların kendisine ait olmadığını savunması, sanıklar ... ve ...'nun üzerlerine atılı suçu kabul etmemeleri, Oda Başkanı olan ....ün suça konu belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi ve kendilerine haksız surette aylık bağlanan ve sağlık yardımından faydalanan sanıkların bir kısmının sanık ..., bir kısmının sanık ..., bir kısmının sanık ... vasıtasıyla usulsüz kayıt yaptırdıklarını, bir kısmının ise sanıkları tanımadıklarını söylemeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için; sanıklar ..., ... ve ...'ın, diğer sanıklar hakkında emekli aylığı bağlanmasına, sağlık karnesi verilmesine veya Bağ-Kur’dan sigortalılık hizmet süresi kazandırılmasına sebebiyet veren belge veya belgelerden hangisinin düzenlenmesi eylemlerine katıldıklarının açıkça tesbiti bakımından sanık ...’nun yukarda sözü edilen 20.07.1999 tarihli tutanaklar dışında hangi belgeleri düzenlediği, bu belgeleri düzenleme ve imzalamaya yetkili olup olmadığı, sanık ...’ın imzasını inkar ettiği suça konu giriş bildirgeleri ve İB formları ile Umurlu Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ait üye kayıt ve yönetim kurulu karar defterlerindeki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla tespiti ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ..., ...,... ve.... sanık...n’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.