Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7364 K.2012/16330
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hapis cezalarının temyiz itirazlarıyla ilgilidir; mahkeme, 2004 kararının zamanaşımı nedeniyle iptal edilmesini, 2005 kararını ise hukuki hatalar nedeniyle bozup yeni bir hüküm vermeyi kararlaştırmıştır. Mahkeme, 2004 kararını iptal ederek suçun işlendiği tarihten itibaren süren zamanaşımına göre düşürmüş ve 2005 kararında sanığın lehine olan hükümleri dikkate alarak hapis cezasını azaltmış veya yeni bir hüküm koymuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM: 1-213 sayılı Yasanın VUK.nun 359/b-1, 765 sayılı Yasanın TCK.nun 80, 59 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri maddesi gereğince erteli 17 ay 15 gün hapis cezası
2-213 sayılı VUK.nun 359/b-1, 5237 sayılı TCK.nun 43/1, 62, 51. maddesi gereğince erteli 18 ay 22 gün hapis cezası
I) Sanık hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan sahte fatura kullanmak suçunun zincirleme şekilde işlendiğinin kabul edilerek temel cezanın iddianamede yer almayan 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi ile arttırılmasına karar verilmesi,
2-Kabule göre de; 213 sayılı Yasanın 359/b-1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken açıklanan şekilde karşılaştırma yapılmadan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 80, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddelerinin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 43/1, 51 ve 62. maddelerine göre sanığın lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM: 1-213 sayılı Yasanın VUK.nun 359/b-1, 765 sayılı Yasanın TCK.nun 80, 59 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri maddesi gereğince erteli 17 ay 15 gün hapis cezası
2-213 sayılı VUK.nun 359/b-1, 5237 sayılı TCK.nun 43/1, 62, 51. maddesi gereğince erteli 18 ay 22 gün hapis cezası
I) Sanık hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan sahte fatura kullanmak suçunun zincirleme şekilde işlendiğinin kabul edilerek temel cezanın iddianamede yer almayan 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi ile arttırılmasına karar verilmesi,
2-Kabule göre de; 213 sayılı Yasanın 359/b-1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken açıklanan şekilde karşılaştırma yapılmadan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 80, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddelerinin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 43/1, 51 ve 62. maddelerine göre sanığın lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.