Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/683 K.2012/1241
Özet: (1) Uyuşmazlık, vergi usul kanununa muhalefet suçundan dolayı mahkeme kararıyla ilgili lehe yasa uyarlama talebinin reddi konusundaki itiraz ve temyiz süreçleriyle ilgilidir; (2) Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca başvurunun itiraz olarak kabul edilmesiyle birlikte, lehe yasa uyarlama talebini reddederek kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: Lehe yasa uyarlama talebinin reddi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMK’nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu, hükümlünün hazır bulunmadığı ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 18.03.2008 tarihli müteferrik kararda da hangi yasa yoluna başvuracağı, süresi ve başvuru şekli gösterilmediği gibi kararın “itiraza tabi olup, tebliğden itibaren bir hafta içinde bir dilekçe veya mahkeme kalemine müracaatla düzenlettirilecek bir tutanakla temyiz edilebileceğine” ilişkin meşruhatlı davetiye ile hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir belgeye de rastlanmadığından, hükümlünün 12.05.2008 tarihli itirazının süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun geçici 1/2. maddesinde yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmüyle 5275 sayılı Kanunun 98 ilâ 101. maddelerine atıfta bulunulduğu, anılan Kanunun 101/3. maddesinde ise, Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’dan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebileceğinin hükme bağlandığı cihetle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair 18.03.2008 gün ve 2004/271, 2008/55 sayılı kararına karşı yapılan başvuru; temyiz niteliğinde bulunmayıp itiraz niteliğinde olduğundan, hükümlünün bu karara yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/2. maddesi uyarınca hükümlünün başvurusunun itiraz olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, 08.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: Lehe yasa uyarlama talebinin reddi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMK’nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu, hükümlünün hazır bulunmadığı ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 18.03.2008 tarihli müteferrik kararda da hangi yasa yoluna başvuracağı, süresi ve başvuru şekli gösterilmediği gibi kararın “itiraza tabi olup, tebliğden itibaren bir hafta içinde bir dilekçe veya mahkeme kalemine müracaatla düzenlettirilecek bir tutanakla temyiz edilebileceğine” ilişkin meşruhatlı davetiye ile hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir belgeye de rastlanmadığından, hükümlünün 12.05.2008 tarihli itirazının süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun geçici 1/2. maddesinde yer alan “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmüyle 5275 sayılı Kanunun 98 ilâ 101. maddelerine atıfta bulunulduğu, anılan Kanunun 101/3. maddesinde ise, Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’dan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebileceğinin hükme bağlandığı cihetle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair 18.03.2008 gün ve 2004/271, 2008/55 sayılı kararına karşı yapılan başvuru; temyiz niteliğinde bulunmayıp itiraz niteliğinde olduğundan, hükümlünün bu karara yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/2. maddesi uyarınca hükümlünün başvurusunun itiraz olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, 08.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.