Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/6100 K.2012/15410
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 18.09.2012 tarihinde, davanın süre dolması gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçunu zamanaşımı nedeniyle düşürmüş, diğer suçları ortadan kaldırmış ve kararını onamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, sahte kaşe ve mühür kullanmak
HÜKÜM: 1-Resmi belgede sahtecilik: Zamanaşımı nedeniyle Düşme,
2-Diğer suçlardan Ortadan Kaldırma
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan yakınan kurumun, 5271 sayılı CMK'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, sahte kaşe ve mühür kullanmak suçlarının cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanık lehine olan, dolandırıcılık ile sahte kaşe ve mühür kullanmak suçları yönünden 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, sahte kaşe ve mühür kullanmak
HÜKÜM: 1-Resmi belgede sahtecilik: Zamanaşımı nedeniyle Düşme,
2-Diğer suçlardan Ortadan Kaldırma
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan yakınan kurumun, 5271 sayılı CMK'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, sahte kaşe ve mühür kullanmak suçlarının cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanık lehine olan, dolandırıcılık ile sahte kaşe ve mühür kullanmak suçları yönünden 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.