‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/610 K.2012/3093

Esas No: 2012/610 · Karar No: 2012/3093 · Karar Tarihi: 07.03.2012
Özet: (1) Sanık, şikayetçiye ait iki banka kartını izinsiz kullanarak 1.300 TL harcama yapmış ve aynı zamanda kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu işlemiştir; (2) Mahkeme sanığı başkasına ait banka kartı kullanımından dolayı 3 yıl 9 ay hapis, 1.300 TL adli para cezası ve hak yoksunluğu ile tutuklama, kaybolmuş eşya üzerindeki tasarruf için ise 500 TL adli para cezası hükmü vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf

HÜKÜM: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan; TCK'nun 245/1, 43/2, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 1300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, taksitlendirmeye, sanığın CMK 100 vd maddeleri uyarınca tutuklanmasına ve mahsuba ilişkin.

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan; TCK'nun 160/1,62,50/1-a maddeleri uyarınca neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin.

Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5271 sayılı CMUK'nun 254/1. maddesi hükmü ve tarafların soruşturma aşamasında uzlaşmayı istemediklerini beyan etmeleri karşısında tebliğnamedeki bu konuyla ilgili 4 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

1- Suç tarihinden önce arkadaş olan tarafların 04.11.2010 tarihinde aynı araçta yolculuk yaptıkları sırada şikayetçiye ait iki adet banka kartının sanığın aracına düştüğü ve sanığın bu kartları ele geçirerek şifre kullanmaksızın 1.300 TL. değerinde harcama yapmak suretiyle atılı suçları işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında değişmeyen savunmalarında, suça konu kartların şikayetçi tarafından kendisine verildiğini ve bunları onun bilgisi dahilinde süreç içerisinde kullandığını beyan etmesi, yakınanın kendisine ait iki farklı bankaya ait kredi kartları ile 04.11.2010 tarihinde birden fazla kez alışveriş yapılıp aynı gün bankadan kendisine gelen mesaj üzerine kredi kartlarını araçta düşürdüğünü anlayıp sanığı aradığını, sanığın kartları kullandığını kabul edip aynı gece iade ettiğini iddia etmesine karşın, dosyada bulunan iki farklı bankaya ait kredi kartları hesap ekstrelerinin incelenmesinde, ...4259 numarası ile biten kartla 04.11 2010 olan suç tarihinde Merpa adlı iş yerinden iki kez alışveriş yapıldığı, ...8296 numarası ile biten kartla ise suç tarihinde herhangi bir işlem yapılmayıp 26.11.2010 tarihinde aynı iş yerinden alışveriş yapıldığının bildirilmesi, suça konu kartların kullanım tarihleri ile 28.04.2011 tarihli şikayet başvurusu arasında geçen makul olmayan zaman aralığı gözetildiğinde, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, yakınana ait araçta düşen ve sanığın izinsiz kullandığı iddia edilen kredi kartları ile suç tarihinde yapılan alışverişlerin belirlenerek özellikle 26.11.2010 tarihinde Merpa adlı iş yerinden yapılan alışverişin kim tarafından yapıldığı saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK'nun “kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf” başlıklı 160. maddesinin “kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içerdiği, maddedeki suçun oluşması için mal sahibinin malın nerede olduğunu bilmemesi, o şeyin mal sahibinin tasarruf alanı dışına çıkmış yani tasarruf imkanının kalmamış bulunması ve en önemli koşul ve unsur olarak da, suç işleyenin mal edindiği şeyin yitirilmiş mallardan olduğu inancını taşıması gerektiği gibi suçun tamamlanabilmesi için o eşya üzerinde malik gibi tasarrufta bulunmak şarttır. Somut olayda sanığın yakınanın araç içerisinde düşürdüğü kredi kartlarını görüp alarak alışveriş yaptığının iddia edildiği, yakınanın gelen mesaj üzerine kartlarını araçta düşürdüğünü düşünüp sanığı aradığı, sanığında bu kartların sahibi tarafından geri alınabileceğini ve kime ait olduğunu bilerek kullandığı, kaldı ki tasarrufda bulunmadan sadece kartı elinde bulundurmanın anılan suçun oluşması için yeterli olmayacağı ve araçta düşürülen arkadaşına ait kredi kartını sahibini bildiği halde iade etmeden elinde bulundurmak şeklindeki eyleminin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
a- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 245/1. maddesi gereğince hükmolunan temel hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının gerekçe gösterilmeden alt sınırından uzaklaşılarak 52 gün olarak belirlenmesi ve sanık hakkında TCK'nun 160/1. maddesiyle yapılan uygulamada, “sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile pişmanlık gösterdiği belirtilerek aynı Yasanın 62. maddesi uygulandığı halde, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu nedeniyle kurulan hükümde ise; benzer gerekçelerle TCK'nun 62. maddesi uygulanmaması suretiyle hükümlerde çelişkiye düşülmesi,
b- Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçundan hüküm kurulurken madde metninde yer alan seçenek cezalardan hapis cezasına hükmedildiği halde, sonuçta belirlenen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle TCK'nun 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 07.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?