Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/6056 K.2012/10823
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet Sanık hakkında 765 sayılı TCK'nun 343/1, 80, 59. maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince paraya çevrilmesi sonucu hükmolunan adli para cezasının temyizinin olanaklı olduğu anlaşıldığından, kesin olduğundan bahisle katılan vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 21.04.2010 gün ve 2009/1108 esas, 2010/351 karar sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “yalan beyanda bulunmak'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet Sanık hakkında 765 sayılı TCK'nun 343/1, 80, 59. maddeleri uyarınca verilen hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince paraya çevrilmesi sonucu hükmolunan adli para cezasının temyizinin olanaklı olduğu anlaşıldığından, kesin olduğundan bahisle katılan vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 21.04.2010 gün ve 2009/1108 esas, 2010/351 karar sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “yalan beyanda bulunmak'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.