Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/5604 K.2012/11151
Özet: (1) Sanık ve müdafinin sahte fatura düzenlemek ve defter‑belge ibraz etmemek suçlarından mahkumiyet kararı üzerine temyiz itirazları; (2) Mahkeme, zamanaşımı süresinin dolmadığını belirleyerek mahkumiyet kararını onayladı ve temyiz taleplerini reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 359-b-1, 359/a-2 ve 765 sayılı TCK'nun 80, 59, 62, 53/1. maddeleri uyarınca hapis cezasına dair
1-Sanık ile müdafiinin defter belge ibraz etmemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Defter ve belge isteme yazısının tebliğinden sonraki 16. gün olan 25/11/2006 suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri uyarınca mahkemece suç tarihinde yürürlükte bulunan VUK'nun 359/a-2 maddesi ile 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesiyle değişik 359/a-2 maddesi hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26/12/2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek, defter ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 359-b-1, 359/a-2 ve 765 sayılı TCK'nun 80, 59, 62, 53/1. maddeleri uyarınca hapis cezasına dair
1-Sanık ile müdafiinin defter belge ibraz etmemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Defter ve belge isteme yazısının tebliğinden sonraki 16. gün olan 25/11/2006 suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri uyarınca mahkemece suç tarihinde yürürlükte bulunan VUK'nun 359/a-2 maddesi ile 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesiyle değişik 359/a-2 maddesi hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26/12/2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 08/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.