Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/5302 K.2012/6002
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
**HÜKÜM:** 213 sayılı Vergi usul kanununun 359/b-1 maddesi, 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
Sanığın sorgusunun yapıldığı 28.08.2008 tarihinde Bilecik M Tipi Kapalı Cezaevinde bir başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu, tebligata verilen şerhten 19.03.2009 tarihinde tahliye olduğu anlaşılmakta ise de, dosya arasında mevcut Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün 01.07.2010 tarih ve 6726 sayılı yazısından sanığın 01.07.2010 tarihinde tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, Silivri 5 nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde Müdürlüğü'nün 01.09.2010 tarih ve 4202 sayılı yazısından tutukluluğu durdurularak temyize konu hükmün 31.08.2010 günü infazına başlandığı ve sanığın 01.09.2010 günlü dilekçe ile hükmü yasal süresinde temyiz ettiği, önceki tebligatların da adreste tanınmadığından bila tebliğ iade edildiği sanığın temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, katılan vekilinin ise 04.03.2009 hakim havale tarihli dilekçesi T.C. Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün 4 sayılı genelgesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla sanığın temyizine hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.12.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
**HÜKÜM:** 213 sayılı Vergi usul kanununun 359/b-1 maddesi, 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
Sanığın sorgusunun yapıldığı 28.08.2008 tarihinde Bilecik M Tipi Kapalı Cezaevinde bir başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu, tebligata verilen şerhten 19.03.2009 tarihinde tahliye olduğu anlaşılmakta ise de, dosya arasında mevcut Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün 01.07.2010 tarih ve 6726 sayılı yazısından sanığın 01.07.2010 tarihinde tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, Silivri 5 nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde Müdürlüğü'nün 01.09.2010 tarih ve 4202 sayılı yazısından tutukluluğu durdurularak temyize konu hükmün 31.08.2010 günü infazına başlandığı ve sanığın 01.09.2010 günlü dilekçe ile hükmü yasal süresinde temyiz ettiği, önceki tebligatların da adreste tanınmadığından bila tebliğ iade edildiği sanığın temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, katılan vekilinin ise 04.03.2009 hakim havale tarihli dilekçesi T.C. Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün 4 sayılı genelgesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla sanığın temyizine hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.12.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.