Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4798 K.2012/10925
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahını azaltacak şekilde başka deftere kaydetmesi nedeniyle açılan kamu davasıdır; (2) Mahkeme, 765 sayılı TCK’nin 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle davayı ortadan kaldırarak sanık hakkındaki kamu davasını düşürme kararı aldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek
HÜKÜM: 765 sayılı Kanunun 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
Davaya katılma hakkı bulunan ancak, sanık hakkında açılan kamu davasının ihbar olunmaması nedeniyle davaya müdahale hakkını elde edememiş şikayetçi idare vekilinin bu hususu temyiz dilekçesinde ileri sürmüş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nun 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi idarenin davaya katılan, Av.....'ın katılan vekili olarak kabulüne oybirliğiyle karar verilip, dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Sanığa yüklenen “defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanığın ortağı olduğu vergi mükellefi şirketin 2003 yılı matrahları re’sen tesbit edilip, bu matrahlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin re’sen tarhının önerildiği cihetle suç tarihi olan 01.05.2004 tarihinden zamanaşımını kesici nitelikteki ilk işlem olan 16.02.2009 tarihli iddianamenin tanzim edildiği güne kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın şirketteki hisselerini devrettiği 2003 yılı Kasım ayı suç tarihi olarak kabul edilip bu tarihten iddianameyle kamu davasının açıldığı tarihe kadar asli zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle yazılı şekilde ortadan kaldırma hükmü kurulması,
Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı süresinin temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE 06.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek
HÜKÜM: 765 sayılı Kanunun 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
Davaya katılma hakkı bulunan ancak, sanık hakkında açılan kamu davasının ihbar olunmaması nedeniyle davaya müdahale hakkını elde edememiş şikayetçi idare vekilinin bu hususu temyiz dilekçesinde ileri sürmüş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nun 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi idarenin davaya katılan, Av.....'ın katılan vekili olarak kabulüne oybirliğiyle karar verilip, dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Sanığa yüklenen “defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanığın ortağı olduğu vergi mükellefi şirketin 2003 yılı matrahları re’sen tesbit edilip, bu matrahlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin re’sen tarhının önerildiği cihetle suç tarihi olan 01.05.2004 tarihinden zamanaşımını kesici nitelikteki ilk işlem olan 16.02.2009 tarihli iddianamenin tanzim edildiği güne kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın şirketteki hisselerini devrettiği 2003 yılı Kasım ayı suç tarihi olarak kabul edilip bu tarihten iddianameyle kamu davasının açıldığı tarihe kadar asli zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle yazılı şekilde ortadan kaldırma hükmü kurulması,
Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı süresinin temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE 06.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.