‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4697 K.2012/6356

Esas No: 2012/4697 · Karar No: 2012/6356 · Karar Tarihi: 24.04.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Sanığın talimat ile alınan 23.11.2007 tarihli savunması sırasında adresini "Adana ili ... Mah. 27 sk. No: 2 K: 2" olarak bildirdiği, duruşma gününü bildirir tebligatın ise "... Mah. 57 sk. No: 2 Adana" adresine çıktığı ve 05.11.2007 tarihinde aynı konutta yaşayan gelini ...' ye tebliğ edildiği, 04.03.2010 tarihli kararın ise savunması sırasında bildirdiği adres olan "... Mah. 27 sk. No: 2 K: 2 Merkez/Adana" adresine çıktığı ve muhatabın tanınmadığından bahisle mahalle muhtarının imzalı beyanı ile 14.05.2010 tarihinde iade edildiği, sonrasında aynı adrese Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, bu adrese daha önceden usulüne uygun tebligat yapılmamış olması sebebiyle 15.06.2010 tarihinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması üzerine dosya içerisinde mevcut UYAP ortamından alınan 16.03.2011 tarihli nüfus kayıt örneğine göre yerleşim yeri adresi olarak tespit edilen "...Mah. 42111 sk. No: 2 İç Kapı No: 2 Seyhan/Adana " adresine çıkartılan tebligatın 28.03.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin de 30.03.2011 havale tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği anlaşılmakla; süresinde olduğunun kabülü ile tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin 26.09.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?