Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4407 K.2012/7642
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı hapis ve adli para cezası ile mahkum edilmesinin temyiz ve eski hale getirme talepleridir. Mahkeme, 11.10.2011 tarihli kararla sanığı iki yıl hapis ve 2.500 TL adli para cezasıyla cezalandırmış, sahtecilik suçu için de aynı hapis cezasını öngörmüş; temyiz talebini ise 09.01.2012 tarihinde reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: 11.10.2011 tarihli karar ile; Dolandırıcılık suçu için; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 504/3. maddesi gereği 2 yıl hapis ve 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair. -Sahtecilik suçu için; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu çekin delil olarak dosyada saklanmasına dair.
-09.01.2012 tarihli ek karar ile; CMUK.nun 315/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddi
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 43. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, sanığın yokluğunda verilen 11.10.2011 tarihli mahkûmiyet kararında inceleme merciinin gösterilmediğinden tebligat usulsüz olduğu anlaşılmakla; öğrenme üzerine 05.01.2012 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin 09.01.2012 gün 2010/411 Esas ve 2011/354 Karar sayılı sanığın eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1--Sanığın kendisinden alışveriş yapan müşterilerin suça konu çeki vermiş olabileceğini savunması, sanığın çekte cirosunun bulunmaması karşısında; adlarına cirolar bulunan ..., ..., ...isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri araştırılıp tanık sıfatıyla beyanları alınmadan, çeki ciro etmeden yaptığı alışveriş karşılığında sanığın kendisine verdiğini iddia eden müşteki duruşmada hazır edilip ayrıntılı beyanı alınmadan, cirosu bulunan kişiler ile sanığın ve müştekinin mukayeseye esas nitelikte imza ve yazı örnekleri temin edilip çek üzerindeki yazı, rakam ve imzalar ile ciro imza ve yazılarının kimin eli ürünü olduğunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, yetersiz gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK.nun 158/1 fıkra 2. cümlesi gereğince e, f, j bentlerindeki suçun 5377 sayılı yasa değişikliğinden önce işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırının 2 yıl, adli para cezasının da 5.000 güne kadar olduğu gözetilmeden anılan yasa değişikliğinden sonraki aleyhe düzenleme nazara alınarak lehe yasa karşılaştırması yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, hükmün kesinleşmemesi nedeni ile sanık hakkında bu suçlardan verilen mahkumiyet kararlarının infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu suçlardan derhal tahliyesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: 11.10.2011 tarihli karar ile; Dolandırıcılık suçu için; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 504/3. maddesi gereği 2 yıl hapis ve 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair. -Sahtecilik suçu için; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu çekin delil olarak dosyada saklanmasına dair.
-09.01.2012 tarihli ek karar ile; CMUK.nun 315/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddi
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 43. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, sanığın yokluğunda verilen 11.10.2011 tarihli mahkûmiyet kararında inceleme merciinin gösterilmediğinden tebligat usulsüz olduğu anlaşılmakla; öğrenme üzerine 05.01.2012 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin 09.01.2012 gün 2010/411 Esas ve 2011/354 Karar sayılı sanığın eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1--Sanığın kendisinden alışveriş yapan müşterilerin suça konu çeki vermiş olabileceğini savunması, sanığın çekte cirosunun bulunmaması karşısında; adlarına cirolar bulunan ..., ..., ...isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri araştırılıp tanık sıfatıyla beyanları alınmadan, çeki ciro etmeden yaptığı alışveriş karşılığında sanığın kendisine verdiğini iddia eden müşteki duruşmada hazır edilip ayrıntılı beyanı alınmadan, cirosu bulunan kişiler ile sanığın ve müştekinin mukayeseye esas nitelikte imza ve yazı örnekleri temin edilip çek üzerindeki yazı, rakam ve imzalar ile ciro imza ve yazılarının kimin eli ürünü olduğunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, yetersiz gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK.nun 158/1 fıkra 2. cümlesi gereğince e, f, j bentlerindeki suçun 5377 sayılı yasa değişikliğinden önce işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırının 2 yıl, adli para cezasının da 5.000 güne kadar olduğu gözetilmeden anılan yasa değişikliğinden sonraki aleyhe düzenleme nazara alınarak lehe yasa karşılaştırması yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, hükmün kesinleşmemesi nedeni ile sanık hakkında bu suçlardan verilen mahkumiyet kararlarının infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu suçlardan derhal tahliyesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.