Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4158 K.2012/5259
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** 4369 sayılı Yasa ile değişik 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK'nun 80, 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddeleri gereğince 21 ay hapis cezası
Belge sayısı ve miktarları nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; karşı temyiz olmadığından ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmamış ise de; teselsül hükümleri nedeniyle 765 sayılı yasa hükümlerinin açıkça lehe olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca karar verildiği halde 5237 sayılı yasanın 53.maddesindeki hak yoksunluğuna da karar verilerek karma uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından "5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına” ilişkin paragrafın tümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** 4369 sayılı Yasa ile değişik 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 765 sayılı TCK'nun 80, 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddeleri gereğince 21 ay hapis cezası
Belge sayısı ve miktarları nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; karşı temyiz olmadığından ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmamış ise de; teselsül hükümleri nedeniyle 765 sayılı yasa hükümlerinin açıkça lehe olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca karar verildiği halde 5237 sayılı yasanın 53.maddesindeki hak yoksunluğuna da karar verilerek karma uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından "5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına” ilişkin paragrafın tümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.