Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Vergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/3672 K.2012/5241
Özet: (1) Sanığın 2004‑2009 yılları arasında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla ilgili vergi tekniği raporunda yer alan belgeler ve deliller incelenerek, bu faturaların gerçekliği ve sanığın sorumluluğu belirlenmeye çalışıldı. (2) Mahkeme, 213 sayılı VUK’nun 359/b‑1 maddesi ve 5237 sayılı TCK’nın ilgili hükümleri uyarınca sanığa toplamda 21 ay hapis cezası ile 22 ay 15 gün hapis cezası ve beş kez haklardan yoksunluk cezası biçerek karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı VUK.na muhalefet
HÜKÜM: 1) 213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereğince 21 ay hapis cezası
2) 213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi ve 5237 sayılı TCK.nun 43/1, 53. maddeleri gereğince 22 ay 15 gün hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk (5 kez)
2004-2005-2006-2007-2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia olunan sanık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda 02.08.2004 tarihinde düzenlen yoklama fişinde işyerinin 20 m2 den ibaret olup demirbaş bulunmadığının, 31.08.2004 tarihinde yapılan yoklamada mal satışı-emtia girişi bulunmadığının, 21.01.2009 da düzenlenen yoklama da ise mükellefin 25.04.2005 tarihinde nakil almadan adresini terk ettiğinin, 2005 yılı gelir ve 2005/12. dönem KDV beyannamelerini vermediğinin, sanığın ortağı olduğu 6 adet şirketten 3 ünün müdürü olarak göründüğü için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Kod listelerinde yapılan sorgulamada VTR da belirtilen şirketlerin sahte fatura düzenleme ve kullanma gerekçesi ile Kod 5’e alındıklarının belirtilmesine karşın, vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporunda sanığın yetkilisi olduğu 314 017 5640 sicil nolu medikal işyerinin kime/ hangi faturaları düzenlediğine yer verilmemiş olmasına, sanığın VSR da belirtilen adresteki işyerini 2005 yılı Haziran ayında işyerine hırsız girmesi nedeniyle kapattığını, fatura ve malzemelerinin çalındığını, kapıcıya borcu olduğu için kapıcıdan şüphelendiğinden şikayetçi olmadığını savunmasına göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanığın sorumluluğunun belirlenebilmesi bakımından; suça konu edilen faturanın VEDOP sorgulamasında tespit olunup olunmadığı, VEDOP kayıtlarına göre belirlenmiş ise "Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim-Ba ve Bs" tablosunda varolan bilgilerin dayanağını oluşturan verilerin neler olduğunun katılan idareden sorulması, varsa bu verilerin bilişim ortamında kayda girmesini sağlayan belgeler (bildirim, beyanname vs gibi) ve eklerinin onaylı örneklerinin istenmesi, söz konusu tablonun VEDOP ortamında ne şekilde oluştuğu hususunda genel teknik bilginin denetime olanak verecek biçimde alınması ve anılan formlarda adı geçen suça konu faturaları kullanan şirket veya kişiler haklarında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı, bu faturalardan dolayı soruşturma veya kamu davaları açılıp açılmadığı sorulup, varsa celbiyle incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin bu dosyaya aktarılması, faturaların sanığın kurduğu kendi paravan şirketleri dışındaki kişi ve firmalarca düzenlendiğinin/kullanıldığının saptanması halinde ise savunma da nazara alınarak faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler dinlenerek sözü edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve bunlarla ilgili belgeleri olup olmadığı, sanığı tanıyıp tanımadıkları araştırılıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Her takvim yılı için suç tarihlerinin kesin olarak saptanıp; 2004 ve 2005 (01.06.2005 tarihinden sonra düzenlenen fatura varsa) takvim yılları için 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümleri 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak kararın gerekçe bölümünde eylemlere ayrı ayrı uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken 2005 takvim yılı için suç tarihi saptanmadan 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca ceza tayini,
b-Suçların sabit olması halinde düzenlenen belge sayısı ile miktarları tespit edilip bu husus nazara alınarak alt sınırdan ayrılarak cezalar tayin edilmesi gerekip gerekmeyeceğinin nazara alınmaması,
c-CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrasına aykırı olarak hükmün gerekçe başlığında suç tarihleri açık olarak yazılmayıp yıl olarak belirtilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarları yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 213 sayılı VUK.na muhalefet
HÜKÜM: 1) 213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi gereğince 21 ay hapis cezası
2) 213 sayılı VUK.nun 359/b-1 maddesi ve 5237 sayılı TCK.nun 43/1, 53. maddeleri gereğince 22 ay 15 gün hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk (5 kez)
2004-2005-2006-2007-2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia olunan sanık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda 02.08.2004 tarihinde düzenlen yoklama fişinde işyerinin 20 m2 den ibaret olup demirbaş bulunmadığının, 31.08.2004 tarihinde yapılan yoklamada mal satışı-emtia girişi bulunmadığının, 21.01.2009 da düzenlenen yoklama da ise mükellefin 25.04.2005 tarihinde nakil almadan adresini terk ettiğinin, 2005 yılı gelir ve 2005/12. dönem KDV beyannamelerini vermediğinin, sanığın ortağı olduğu 6 adet şirketten 3 ünün müdürü olarak göründüğü için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Kod listelerinde yapılan sorgulamada VTR da belirtilen şirketlerin sahte fatura düzenleme ve kullanma gerekçesi ile Kod 5’e alındıklarının belirtilmesine karşın, vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporunda sanığın yetkilisi olduğu 314 017 5640 sicil nolu medikal işyerinin kime/ hangi faturaları düzenlediğine yer verilmemiş olmasına, sanığın VSR da belirtilen adresteki işyerini 2005 yılı Haziran ayında işyerine hırsız girmesi nedeniyle kapattığını, fatura ve malzemelerinin çalındığını, kapıcıya borcu olduğu için kapıcıdan şüphelendiğinden şikayetçi olmadığını savunmasına göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanığın sorumluluğunun belirlenebilmesi bakımından; suça konu edilen faturanın VEDOP sorgulamasında tespit olunup olunmadığı, VEDOP kayıtlarına göre belirlenmiş ise "Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim-Ba ve Bs" tablosunda varolan bilgilerin dayanağını oluşturan verilerin neler olduğunun katılan idareden sorulması, varsa bu verilerin bilişim ortamında kayda girmesini sağlayan belgeler (bildirim, beyanname vs gibi) ve eklerinin onaylı örneklerinin istenmesi, söz konusu tablonun VEDOP ortamında ne şekilde oluştuğu hususunda genel teknik bilginin denetime olanak verecek biçimde alınması ve anılan formlarda adı geçen suça konu faturaları kullanan şirket veya kişiler haklarında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı, bu faturalardan dolayı soruşturma veya kamu davaları açılıp açılmadığı sorulup, varsa celbiyle incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin bu dosyaya aktarılması, faturaların sanığın kurduğu kendi paravan şirketleri dışındaki kişi ve firmalarca düzenlendiğinin/kullanıldığının saptanması halinde ise savunma da nazara alınarak faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler dinlenerek sözü edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve bunlarla ilgili belgeleri olup olmadığı, sanığı tanıyıp tanımadıkları araştırılıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Her takvim yılı için suç tarihlerinin kesin olarak saptanıp; 2004 ve 2005 (01.06.2005 tarihinden sonra düzenlenen fatura varsa) takvim yılları için 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümleri 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak kararın gerekçe bölümünde eylemlere ayrı ayrı uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken 2005 takvim yılı için suç tarihi saptanmadan 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca ceza tayini,
b-Suçların sabit olması halinde düzenlenen belge sayısı ile miktarları tespit edilip bu husus nazara alınarak alt sınırdan ayrılarak cezalar tayin edilmesi gerekip gerekmeyeceğinin nazara alınmaması,
c-CMK.nun 232/2-c madde ve fıkrasına aykırı olarak hükmün gerekçe başlığında suç tarihleri açık olarak yazılmayıp yıl olarak belirtilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarları yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 11.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.