Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuVergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/3326 K.2012/9823
Özet: (1) Uyuşmazlık, 2002 takvim yılında sahte fatura kullanarak gelir vergisi kaybına sebep olduğu suçun tarihinin belirlenmesi ve bu tarihe göre dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği konusundadır. (2) Mahkeme, suç tarihini 01.04.2003 olarak kabul ederek, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince zamanaşımının henüz gerçekleşmediğini tespit etmiş ve kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmeyi kararlaştırmıştır.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
**HÜKÜM:** Düşme
2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak suretiyle gelir vergisi kaybına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle suç tarihinin, 193 sayılı gelir vergisi Kanunun 92/3 ve 109. maddeleri gereğince 01.04.2003 olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.04.2003 tarihinden hükmün verildiği 21.07.2010 tarihine kadar henüz gerçekleşmediği gözetilmeden, suç tarihinin eylül 2002 olduğunun kabulüyle zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle yazılı şekilde kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
**HÜKÜM:** Düşme
2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak suretiyle gelir vergisi kaybına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle suç tarihinin, 193 sayılı gelir vergisi Kanunun 92/3 ve 109. maddeleri gereğince 01.04.2003 olduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.04.2003 tarihinden hükmün verildiği 21.07.2010 tarihine kadar henüz gerçekleşmediği gözetilmeden, suç tarihinin eylül 2002 olduğunun kabulüyle zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle yazılı şekilde kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 01.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.