Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/3150 K.2012/4002
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** 213 sayılı Kanunun 359/b-1 ve 5237 sayılı Kanunun 62/1. maddeleri gereğince sanığın 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Gerekçeli karar başlığında "2004" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin; suça konu sahte faturaların en son Aralık 2004 dönemine ait KDV beyanında kullanılması nedeniyle “ 21.01.2005” olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüş, aynı takvim yılı içerisinde işlenen sahte fatura kullanmak fiillerinin zincirleme biçimde suç oluşturduğunun ve fatura sayısı ile miktarına göre de temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, 213 sayılı VUK'nun 359/b-1 maddesinin 5728 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki hali lehe kabul edilip temel hapis cezası belirlenmesine rağmen suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “5237 sayılı Yasanın 62/1” ibaresi çıkartılarak yerine, “765 sayılı TCK.nun 59/2” yazılmak, seçenek yaptırımlara ilişkin fıkrada “TCK'nun 50/1. maddesi” ibaresi yerine “647 sayılı Yasanın 4 ve 5. maddeleri” ibaresi yazılmak ve 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tamamen hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** 213 sayılı Kanunun 359/b-1 ve 5237 sayılı Kanunun 62/1. maddeleri gereğince sanığın 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
Gerekçeli karar başlığında "2004" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin; suça konu sahte faturaların en son Aralık 2004 dönemine ait KDV beyanında kullanılması nedeniyle “ 21.01.2005” olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüş, aynı takvim yılı içerisinde işlenen sahte fatura kullanmak fiillerinin zincirleme biçimde suç oluşturduğunun ve fatura sayısı ile miktarına göre de temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, 213 sayılı VUK'nun 359/b-1 maddesinin 5728 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki hali lehe kabul edilip temel hapis cezası belirlenmesine rağmen suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “5237 sayılı Yasanın 62/1” ibaresi çıkartılarak yerine, “765 sayılı TCK.nun 59/2” yazılmak, seçenek yaptırımlara ilişkin fıkrada “TCK'nun 50/1. maddesi” ibaresi yerine “647 sayılı Yasanın 4 ve 5. maddeleri” ibaresi yazılmak ve 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tamamen hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.