Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/2989 K.2012/4454
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
**HÜKÜM:** 765 sayılı Kanunun 343/2, 81/1. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2006 gün ve 2006-5182-182 ve 04.07.2006 gün ve 2006/10-128-177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı cihetle; temyiz edilmeden kesinleşen 02.02.1996 gün 1995/301 esas, 1996/18 karar nolu ilamda 7 ay hapis cezasına hükmedildiği halde, uyarlama yargılaması sonucu verilip temyiz incelemesi sonucu bozularak ortadan kalkan 01.07.2005 gün ve aynı nolu ek kararda hükmolunan 3 ay hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Bozmaya uyulduğu halde, hükümlünün hırsızlık suçundan yakalandığı sırada kendi kimliğini gizleyerek arkadaşı olan ...'in kimliğiyle ifade vermesi ve daha sonra gerçek kimliğini açıklaması şeklindeki eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 44 ve 268. maddesi delaletiyle 267. maddesi kapsamında iftira suçunu oluşturacağı, vaki rücu nedeniyle aynı Yasanın 269. maddesinin de uygulanmasının gerekeceği, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde tekerrür nedeniyle cezanın arttırılması öngörülmemiş olup tekerrür bir infaz kurumu olarak düzenlenmiş ve anılan Yasanın 7/3. maddesi uyarınca lehe olan infaz rejimi uygulanacağından 5237 sayılı Yasa ile uygulama yapıldığında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara 58. maddenin uygulanamayacağı dikkate alınarak, hükümlünün gerçek olmayan kimlik bilgileriyle ifade verdiği soruşturmaya ve varsa açılmış davaya ait dosyanın getirtilip incelenerek, sonucuna göre lehe yasa tespiti yapılması gerektiğinin gözetilmeden, 5237 sayılı Yasa uygulandığı takdirde hem 206 hem de 267. maddeleri uyarınca ayrı ceza tayini gerekeceği ve aleyhe sonuç doğuracağından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
**HÜKÜM:** 765 sayılı Kanunun 343/2, 81/1. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2006 gün ve 2006-5182-182 ve 04.07.2006 gün ve 2006/10-128-177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı cihetle; temyiz edilmeden kesinleşen 02.02.1996 gün 1995/301 esas, 1996/18 karar nolu ilamda 7 ay hapis cezasına hükmedildiği halde, uyarlama yargılaması sonucu verilip temyiz incelemesi sonucu bozularak ortadan kalkan 01.07.2005 gün ve aynı nolu ek kararda hükmolunan 3 ay hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Bozmaya uyulduğu halde, hükümlünün hırsızlık suçundan yakalandığı sırada kendi kimliğini gizleyerek arkadaşı olan ...'in kimliğiyle ifade vermesi ve daha sonra gerçek kimliğini açıklaması şeklindeki eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 44 ve 268. maddesi delaletiyle 267. maddesi kapsamında iftira suçunu oluşturacağı, vaki rücu nedeniyle aynı Yasanın 269. maddesinin de uygulanmasının gerekeceği, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde tekerrür nedeniyle cezanın arttırılması öngörülmemiş olup tekerrür bir infaz kurumu olarak düzenlenmiş ve anılan Yasanın 7/3. maddesi uyarınca lehe olan infaz rejimi uygulanacağından 5237 sayılı Yasa ile uygulama yapıldığında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara 58. maddenin uygulanamayacağı dikkate alınarak, hükümlünün gerçek olmayan kimlik bilgileriyle ifade verdiği soruşturmaya ve varsa açılmış davaya ait dosyanın getirtilip incelenerek, sonucuna göre lehe yasa tespiti yapılması gerektiğinin gözetilmeden, 5237 sayılı Yasa uygulandığı takdirde hem 206 hem de 267. maddeleri uyarınca ayrı ceza tayini gerekeceği ve aleyhe sonuç doğuracağından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.