Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/24983 K.2012/19486
Özet: Mahkeme, sanığın defter ve belgeleri gizlemek suçundan mahkumiyetini 16.07.2008’de usulsüz tebligat nedeniyle geçersiz ilan edip 30.12.2011’de yeni tebligat sonrası temyiz doğurduğunu kabul ederek, 24.05.2002 tarihli suç için zamanaşımının 12.11.2012’de tamamlandığını tespit ederek hükmü 322. maddesine göre bozup düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen hüküm 16.07.2008 günü Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, bu adrese önceden usulüne uygun şekilde yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle usulsüz ve hukuken geçersiz olduğu cihetle, hükmün 30.12.2011 günü yeniden yapılan tebliğinden sonra sanığın yaptığı temyiz müracaatının süresinde olduğu görülüp dosya incelenerek gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “defter ve belgeleri gizlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 24.05.2002 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen hüküm 16.07.2008 günü Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, bu adrese önceden usulüne uygun şekilde yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle usulsüz ve hukuken geçersiz olduğu cihetle, hükmün 30.12.2011 günü yeniden yapılan tebliğinden sonra sanığın yaptığı temyiz müracaatının süresinde olduğu görülüp dosya incelenerek gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “defter ve belgeleri gizlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 24.05.2002 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.