‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/24327 K.2014/8034

Esas No: 2012/24327 · Karar No: 2014/8034 · Karar Tarihi: 24.04.2014
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte nüfus cüzdanı ve resmi satış senedi kullanarak tapuda 1.500.000.000 TL karşılığında taşınmaz satmasıyla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan kaynaklanıyor; mahkeme, bu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre “resmi belgede sahtecilik” suçu oluşturduğunu kabul ederek sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Gerekçeli karardaki imza eksikliklerinin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.

Tapuda gerçekleşen satışa dayanak vekaletnamenin şikayetçi ... tarafından oğlu ...'e verilen gerçek bir vekaletname olduğu ancak sanığın sahte ... kimliği ile anılan vekaletnamenin suretini noterden temin etmek suretiyle kullanarak .... ilçesi,.... Mah. .... ada, 4 parselde ... adına kayıtlı olan taşınmazı sahte nüfus cüzdanı ve resmi satış senedi ile katılan...'e 1.500.000.000 TL karşılığı sattığı, böylece gerçeğe aykırı ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli tapu sicili oluşturdukları iddia ve kabul olunan eylemde;
Tapuda düzenlenen "resmi satış senedi"nin 5237 sayılı TCK'nun 204/3, 765 sayılı TCK'nun 342/2. maddelerinde belirtilen "sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerden" olmadığı, kullanılan vekaletnamede herhangi bir sahtecilik yapılmadığı, suçun sahte nüfus cüzdanı ile tapuda satış senedi düzenlenerek işlenmesi nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. (5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43/1) maddesindeki suçu oluşturduğu, buna göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; bozma üzerine yapılan yargılamada sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 11.07.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?