Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22983 K.2013/6944
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Ruhsatnamede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
09.12.2004 tarihli "Müşteki İfade Tutanağı" ile dosyada bulunan beyan ve belgelerden, 25.11.2005 tarihinde Denizli ilinde ...'ın sevk ve idaresinde yakalanan ... plakalı aracın, ...adına kayıtlı olmasına rağmen, ...'in zilyetliğinde iken 08.12.2004 tarihinde İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki evinin önünden" çalındığı, ...ifadesinde, bu arabayı harici satış sözleşmesi ile ...'dan aldığını, ... da ...'dan aldığını belirttiği dosyada bulunan ve tarafları ..., ... ve ...olup, suça konu aracın haricen satışına ilişkin "oto sözleşmesi - satış" başlıklı belge 25.07.2004 tarihli ise de, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen ve resmi belge niteliğinde olan 09.12.2004 tarihli "müşteki ifade tutanağı" karşısında, soruşturma sırasında ele geçen ve hiç bir resmi niteliği bulunmayıp, taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün olan oto satış sözleşmesinin, üzerindeki tarihte düzenlendiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, ancak 08.12.2004 tarihinde çalınan aracın sanık ...'un eline ne zaman geçtiği, sahte belgeleri ne zaman temin ettiği, ...'a ne zaman sattığı hususları dosya kapsamından kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, sanığa yüklenen "sahte trafik ve tescil belgesi düzenleyip kullanmak" suçunun, 09.12.2004 ile 31.05.2005 tarihleri arasında bir günde ve 765 sayılı TCK döneminde işlendiğinin kabulü sanık lehine olması nedeniyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümü karşısında; sanığa yüklenen "sahte trafik ve tescil belgesi düzenleyip kullanmak" suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen
zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Ruhsatnamede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
09.12.2004 tarihli "Müşteki İfade Tutanağı" ile dosyada bulunan beyan ve belgelerden, 25.11.2005 tarihinde Denizli ilinde ...'ın sevk ve idaresinde yakalanan ... plakalı aracın, ...adına kayıtlı olmasına rağmen, ...'in zilyetliğinde iken 08.12.2004 tarihinde İstanbul ili Üsküdar ilçesindeki evinin önünden" çalındığı, ...ifadesinde, bu arabayı harici satış sözleşmesi ile ...'dan aldığını, ... da ...'dan aldığını belirttiği dosyada bulunan ve tarafları ..., ... ve ...olup, suça konu aracın haricen satışına ilişkin "oto sözleşmesi - satış" başlıklı belge 25.07.2004 tarihli ise de, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen ve resmi belge niteliğinde olan 09.12.2004 tarihli "müşteki ifade tutanağı" karşısında, soruşturma sırasında ele geçen ve hiç bir resmi niteliği bulunmayıp, taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün olan oto satış sözleşmesinin, üzerindeki tarihte düzenlendiğini kabul etmenin mümkün olmadığı, ancak 08.12.2004 tarihinde çalınan aracın sanık ...'un eline ne zaman geçtiği, sahte belgeleri ne zaman temin ettiği, ...'a ne zaman sattığı hususları dosya kapsamından kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, sanığa yüklenen "sahte trafik ve tescil belgesi düzenleyip kullanmak" suçunun, 09.12.2004 ile 31.05.2005 tarihleri arasında bir günde ve 765 sayılı TCK döneminde işlendiğinin kabulü sanık lehine olması nedeniyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümü karşısında; sanığa yüklenen "sahte trafik ve tescil belgesi düzenleyip kullanmak" suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen
zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.