Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22306 K.2012/15988
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı ve mahkumiyetin 10 ay hapis cezasına indirilip erteli 10 ay hapis olarak düzeltilmesiyle ilgili itirazdır. (2) Mahkeme, zincirleme suç koşullarının oluşmadığını tespit ederek 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasının fazla ceza tayini olduğunu belirleyerek kararın bozulmasına hükmeder.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 207/1, 43/1, 62, 51/1-3-6-7-8, 53/1-a, b, d, 53/3. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis cezası
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda suç vasfındaki değişiklik nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.10.2008 tarih ve 2007/270 Esas, 2008/165 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün Dairemizce incelenmesinde; TCK'nun 43. maddesinin hükümden çıkartılarak mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına dair karar verildiği;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2012 gün, 2009/24131 itiraz sayılı yazısıyla; dairemizin kararıyla hüküm fıkrasından TCK'nun 43. maddesine ilişkin kısmın çıkartılarak netice cezanın 10 ay hapis cezasına indirilip, erteli 10 ay hapis cezasını içeren hükmün düzeltilerek onanması nedeniyle, kısa süreli hapis cezasına dönüşen cezanın yerel mahkeme tarafından seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğine ilişkin değerlendirme yapma imkanının ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle itiraz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla dosyanın yeniden incelenmesi sonunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görüldüğünden kabulü ile;
1-) Dairemizin 16.05.2012 gün ve 2010/15409 Esas, 2012/8869 sayılı kararının kaldırılmasına:
2-) Hükmün gerekçesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı değerlendirilmiş bulunduğundan, tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenlerine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın, katılana suça konu 3 adet senedi aynı anda verdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden anılan Yasanın 43. maddesinin uygulanmasıyla fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı; sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 207/1, 43/1, 62, 51/1-3-6-7-8, 53/1-a, b, d, 53/3. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis cezası
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda suç vasfındaki değişiklik nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.10.2008 tarih ve 2007/270 Esas, 2008/165 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün Dairemizce incelenmesinde; TCK'nun 43. maddesinin hükümden çıkartılarak mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına dair karar verildiği;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2012 gün, 2009/24131 itiraz sayılı yazısıyla; dairemizin kararıyla hüküm fıkrasından TCK'nun 43. maddesine ilişkin kısmın çıkartılarak netice cezanın 10 ay hapis cezasına indirilip, erteli 10 ay hapis cezasını içeren hükmün düzeltilerek onanması nedeniyle, kısa süreli hapis cezasına dönüşen cezanın yerel mahkeme tarafından seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğine ilişkin değerlendirme yapma imkanının ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle itiraz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla dosyanın yeniden incelenmesi sonunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesi yerinde görüldüğünden kabulü ile;
1-) Dairemizin 16.05.2012 gün ve 2010/15409 Esas, 2012/8869 sayılı kararının kaldırılmasına:
2-) Hükmün gerekçesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı değerlendirilmiş bulunduğundan, tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenlerine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın, katılana suça konu 3 adet senedi aynı anda verdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden anılan Yasanın 43. maddesinin uygulanmasıyla fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı; sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.