‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22142 K.2012/17061

Esas No: 2012/22142 · Karar No: 2012/17061 · Karar Tarihi: 10.10.2012
Özet: (1) Sanık, sahte kimlik ve belgelerle Denizbank üzerinden araç kredisi temin ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından iddia edildi; (2) Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca dört yıl hapis cezasına çarptı ve hak kullanımını kısıtladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, sahtecilik

HÜKÜM: Sanık ...’in sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43, 53. maddeleri gereği 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına,

05.01.2006 gün ve 2005/29880 soruşturma no.lu iddianame ile sanık ... hakkında ... isimli gerçek kişi adına sahte kimlik ve belgelerle Denizbank İstanbul/Sultanbeyli şubesine başvurarak araç kredisi temin edip Kar Otomotiv isimli firmadan araç almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık, ...’e yönelik resmi belgede sahtecilik, ...’e yönelik nitelikli dolandırıcılık, ...’a yönelik nitelikli dolandırıcılık, ...’ye yönelik resmi belgede sahtecilik, evinde yapılan aramada ele geçen mahalle muhtarlıklarına ait taklit edilmiş mühürler nedeniyle mühürde sahtecilik ve gene evinde yapılan aramada ele geçen 3 adet çeke ilişkin resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davalarına ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmakla atılı suçlarla ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüş, sanık ... Kadem'in üzerinde ve evinde yapılan aramada ele geçen ...... isimli gerçek kişiler adına düzenlediği sahte nüfus cüzdanları nedeniyle belge adedince sahtecilik suçu oluştuğu gözetilerek, her bir suç nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması yerine yazılı şekilde tek bir suçtan mahkûm edilip hakkında teselsül hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

I-Sanık ... müdafii ile sanık ...’in “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, sanık ... hakkında cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmalar inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafii ile sanık ...’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık ...’in şikayetçi ...’ye yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 14.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanık ...’in .....u ve ...’e yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a) 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, 05.01.2006 günlü iddianameyle sanık hakkında .... ....’na yönelik herhangi bir dolandırıcılık eylemi tasnif edilip dava konusu yapılmadığı halde adı geçen kişilere yönelik dava konusu yapılmayan dolandırıcılık suçlarından mahkümiyetine karar verilmesi,
b) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın müşteki ...’e karşı gerçekleştirdiği eyleminin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?