Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/2191 K.2012/5396
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların görev kötüye kullanma ve kamu kurumlarına zarar veren dolandırıcılık suçlarından dolayı verilen hapis cezalarının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek, sanıkların 3 yıl 4 ay hapis cezası, 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 58.000 YTL adli para cezasını onaylamış ve ilgili kararları kesinleştirmiştir.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
**HÜKÜM:**..., ..., ... ve ... haklarında Beraat
..., ... ve ... hakkında 765 sayılı TCK'nun 339/1, 59/2. maddeleri gereği 3 yıl 4 ay hapis cezası TCK'nun 504/7, 522, 59/2 ve 231/5. maddesi gereği 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 58.000 YTL adli para cezasına ilişkin
Sanık ... müdafiinin, yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, dosya incelenerek, gereği görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... müdafiinin yokluğunda verilen hükmün 25.09.2008 tarihinde tebliği üzerine, sanıklar müdafiince süresi içinde verilen 26.09.2008 havale tarihli dilekçeyle temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki anılan sanıklar müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanıklar ..., ... ve ...’in nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelen temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiinin vaki istemlerinin, itiraz olarak değerlendirilip mercii Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2008 gün ve 2008/490 değişik iş ve 13.11.2008 gün ve 2008/572 değişik iş sayılı kararları ile reddedildiği cihetle 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi hükmüne ve 22.01.1962 gün ve 2/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararındaki açıklamaya göre sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile merciince karara bağlanmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Katılan vekilinin, sanık ...’nün "memurun resmi belgede sahteciliği" ve nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin hükümlere yönelen temyiz isteminin incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanıklar Cahid Kutluözen, ... ve ...'in memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelen temyizlerin incelenmesinde,
Hükmolunan ceza süresi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Mahkemece 765 ve 5237 sayılı TCK hükümlerine göre yapılan karşılaştırma da her iki yasa hükümlerine göre yapılan yanlış uygulamayla ceza süresi yönünden eşit cezalar verilmiş ise de; hükmolunan cezanın 5 yıldan az süreli olması da gözetildiğinde;
765 sayılı Yasanın 20 ve 31. maddelerinde öngörülen kamu hizmetlerinden yasaklılık feri cezasının infazının hapis cezasının infazından sonra yapılacağı, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının infazının ise hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla sona ereceği gözetilmeden, lehe yasanın belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan gerekçeli kararda yapılan uygulamalı karşılaştırma ve takdir gözetilerek hüküm fıkralarından 765 sayılı TCK’nun uygulanmasına ilişkin “339/1, 59/2, aynı Yasanın 31. maddeleri uyarınca sanıkların 3 yıl müddetle geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına” ibareleri çıkartılarak yerlerine “5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62" ibareleri yazılmak ve “sanıkların 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın ( c ) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ...’nin görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan beraatlerine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “görevde yetkiyi kötüye kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.12.2000 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Görevi kötüye kullanmak, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
**HÜKÜM:**..., ..., ... ve ... haklarında Beraat
..., ... ve ... hakkında 765 sayılı TCK'nun 339/1, 59/2. maddeleri gereği 3 yıl 4 ay hapis cezası TCK'nun 504/7, 522, 59/2 ve 231/5. maddesi gereği 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 58.000 YTL adli para cezasına ilişkin
Sanık ... müdafiinin, yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, dosya incelenerek, gereği görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... müdafiinin yokluğunda verilen hükmün 25.09.2008 tarihinde tebliği üzerine, sanıklar müdafiince süresi içinde verilen 26.09.2008 havale tarihli dilekçeyle temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki anılan sanıklar müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanıklar ..., ... ve ...’in nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelen temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararın 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiinin vaki istemlerinin, itiraz olarak değerlendirilip mercii Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2008 gün ve 2008/490 değişik iş ve 13.11.2008 gün ve 2008/572 değişik iş sayılı kararları ile reddedildiği cihetle 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi hükmüne ve 22.01.1962 gün ve 2/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararındaki açıklamaya göre sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile merciince karara bağlanmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Katılan vekilinin, sanık ...’nün "memurun resmi belgede sahteciliği" ve nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin hükümlere yönelen temyiz isteminin incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanıklar Cahid Kutluözen, ... ve ...'in memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelen temyizlerin incelenmesinde,
Hükmolunan ceza süresi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Mahkemece 765 ve 5237 sayılı TCK hükümlerine göre yapılan karşılaştırma da her iki yasa hükümlerine göre yapılan yanlış uygulamayla ceza süresi yönünden eşit cezalar verilmiş ise de; hükmolunan cezanın 5 yıldan az süreli olması da gözetildiğinde;
765 sayılı Yasanın 20 ve 31. maddelerinde öngörülen kamu hizmetlerinden yasaklılık feri cezasının infazının hapis cezasının infazından sonra yapılacağı, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının infazının ise hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla sona ereceği gözetilmeden, lehe yasanın belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan gerekçeli kararda yapılan uygulamalı karşılaştırma ve takdir gözetilerek hüküm fıkralarından 765 sayılı TCK’nun uygulanmasına ilişkin “339/1, 59/2, aynı Yasanın 31. maddeleri uyarınca sanıkların 3 yıl müddetle geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına” ibareleri çıkartılarak yerlerine “5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62" ibareleri yazılmak ve “sanıkların 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın ( c ) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ...’nin görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan beraatlerine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “görevde yetkiyi kötüye kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.12.2000 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.