Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/21725 K.2014/4875
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Soybağını değiştirmek
**HÜKÜM:** Beraat
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘soybağını değiştirmek’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.03.2005 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.03.2014 gününde Başkan ... ile Üye ...'un karşı oyları ile oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Heyetin çoğunluğu ile azınlık görüşü arasında ki uyuşmazlık sanığın sübut bulan eyleminin vasıflandırılmasına ilişkindir.
5237 TCK Yasasının 204 ve devamı maddelerinde belgede sahtecilik suçları düzenlenmiştir. Belge hukuki bir hüküm ifade eden ve bir hakkın doğmasına, hukuksal bir olayın, olgunun kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Belgeden söz edebilmek için öncelikle yazılılık koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Yine bu yazının içeriğinin hukuki bir kıymet taşıması, hukuki bir hüküm ifa eylemesi, hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olması gerekmektedir. Resmi belge ise kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından yasa gereğince yerine getirdiği fonksiyona dayanılarak düzenlenen belgedir. Resmi belgede sahtecilik suçu, bir resmi belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde tamamen veya kısmen değiştirilmesi veya sahte bir resmi belgenin bilerek kullanılması suretiyle oluşmaktadır. Bu suçun hukuki konusu, kamu güveni olup suçun oluşumu için genel kast ve zarar olasılığı yeterlidir. Belgede sahtecilikten söz edilebilmek için belgenin öz biçimsel koşulları taşıması ve aldatıcılık yeteneğinin bulunması gerekmektedir.
Çocuğun soybağını değiştirme suçu ise 5237 sayılı TCK'nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. Fıkrasında " bir çocuğun soybağını değiştiren ve gizleyen kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu suç ile korunan hukuksal yarar kişinin doğal olarak bağlı olduğu veya olması gereken ailesinden koparılmasını önlemek, soybağının sağlıklı biçimde kurulmasını sağlayarak aile düzeninin bozulmasını önlemektir. Bu bakımdan soybağının doğru biçimde kurulmasında hem bireyin hem ailenin hemde devletin yararı vardır.
5237 sayılı TCK'nda hakim olan genel görüş "kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza vardır." kuralı geçerlidir. Yani adı geçen yasaya hakim olan ilke gerçek içtimadır. Bunun istisnaları suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmolunacaktır. Bu ilkenin istisnalarından biri olan fikri içtimaya 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesinde yer verilmiştir. Anılan maddedeki düzenleme şu şekildedir. " işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçdan dolayı cezalandırılır." denmiştir. Fikri içtima, failin bir (aynı) fiille farklı suçları veya aynı suçu birden fazla işlemesidir. Buna göre, fikri içtimanın iki şartı bulunmaktadır: Fiilin tek olması ve tek fiille birden çok suçun işlenmesi. Burada işlenen birden çok farklı suçlar olabileceği gibi, aynı suçta olabilir. Suçların farklı olması halinde farklı neviden fikri içtima vardır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince: sanığın suç tarihinde gayri resmi eşinden olan Seher isimli çocuğunu resmi nikahlı eşi ...'den olmuş gibi nüfus memurluğuna müracaat edip beyanda bulunarak mernis doğum tutanağı düzenlettirdiği ve bu beyan üzerine nüfusa tescil işleminin yapıldığı sabittir. Somut olayda oluşturulan nüfus kütüklerinin resmi belge olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Sanık eylemi ile resmi belge niteliğinde olan sahte bir nüfus kaydı oluşmasına sebebiyet vermiştir. Her ne kadar çocuğun soybağını değiştirme suçu genel kastla işlenebilen bir suç isede; sanığın çocuğun soybağının değiştirme gibi bir kastı bulunmamaktadır. Sanık tek bir eylemle hem resmi belgede sahtecilik hemde çocuğun soybağının değiştirme suçlarını işlemiştir. Bu nedenle sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesi (765 sayılı TCK 79. maddesi) delaleti ile aynı yasanın daha ağır bir yaptırım içeren 204/1.(765 sayılı TCK 342/1.) maddesinde
belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun eylemin soybağını değiştirme suçunu oluşturacağı ve dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasını düşürülmesi yönündeki kararına katılmıyoruz.
SUÇ : Soybağını değiştirmek
**HÜKÜM:** Beraat
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘soybağını değiştirmek’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.03.2005 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.03.2014 gününde Başkan ... ile Üye ...'un karşı oyları ile oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Heyetin çoğunluğu ile azınlık görüşü arasında ki uyuşmazlık sanığın sübut bulan eyleminin vasıflandırılmasına ilişkindir.
5237 TCK Yasasının 204 ve devamı maddelerinde belgede sahtecilik suçları düzenlenmiştir. Belge hukuki bir hüküm ifade eden ve bir hakkın doğmasına, hukuksal bir olayın, olgunun kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Belgeden söz edebilmek için öncelikle yazılılık koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Yine bu yazının içeriğinin hukuki bir kıymet taşıması, hukuki bir hüküm ifa eylemesi, hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olması gerekmektedir. Resmi belge ise kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından yasa gereğince yerine getirdiği fonksiyona dayanılarak düzenlenen belgedir. Resmi belgede sahtecilik suçu, bir resmi belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde tamamen veya kısmen değiştirilmesi veya sahte bir resmi belgenin bilerek kullanılması suretiyle oluşmaktadır. Bu suçun hukuki konusu, kamu güveni olup suçun oluşumu için genel kast ve zarar olasılığı yeterlidir. Belgede sahtecilikten söz edilebilmek için belgenin öz biçimsel koşulları taşıması ve aldatıcılık yeteneğinin bulunması gerekmektedir.
Çocuğun soybağını değiştirme suçu ise 5237 sayılı TCK'nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. Fıkrasında " bir çocuğun soybağını değiştiren ve gizleyen kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu suç ile korunan hukuksal yarar kişinin doğal olarak bağlı olduğu veya olması gereken ailesinden koparılmasını önlemek, soybağının sağlıklı biçimde kurulmasını sağlayarak aile düzeninin bozulmasını önlemektir. Bu bakımdan soybağının doğru biçimde kurulmasında hem bireyin hem ailenin hemde devletin yararı vardır.
5237 sayılı TCK'nda hakim olan genel görüş "kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza vardır." kuralı geçerlidir. Yani adı geçen yasaya hakim olan ilke gerçek içtimadır. Bunun istisnaları suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmolunacaktır. Bu ilkenin istisnalarından biri olan fikri içtimaya 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesinde yer verilmiştir. Anılan maddedeki düzenleme şu şekildedir. " işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçdan dolayı cezalandırılır." denmiştir. Fikri içtima, failin bir (aynı) fiille farklı suçları veya aynı suçu birden fazla işlemesidir. Buna göre, fikri içtimanın iki şartı bulunmaktadır: Fiilin tek olması ve tek fiille birden çok suçun işlenmesi. Burada işlenen birden çok farklı suçlar olabileceği gibi, aynı suçta olabilir. Suçların farklı olması halinde farklı neviden fikri içtima vardır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince: sanığın suç tarihinde gayri resmi eşinden olan Seher isimli çocuğunu resmi nikahlı eşi ...'den olmuş gibi nüfus memurluğuna müracaat edip beyanda bulunarak mernis doğum tutanağı düzenlettirdiği ve bu beyan üzerine nüfusa tescil işleminin yapıldığı sabittir. Somut olayda oluşturulan nüfus kütüklerinin resmi belge olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Sanık eylemi ile resmi belge niteliğinde olan sahte bir nüfus kaydı oluşmasına sebebiyet vermiştir. Her ne kadar çocuğun soybağını değiştirme suçu genel kastla işlenebilen bir suç isede; sanığın çocuğun soybağının değiştirme gibi bir kastı bulunmamaktadır. Sanık tek bir eylemle hem resmi belgede sahtecilik hemde çocuğun soybağının değiştirme suçlarını işlemiştir. Bu nedenle sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nun 44. maddesi (765 sayılı TCK 79. maddesi) delaleti ile aynı yasanın daha ağır bir yaptırım içeren 204/1.(765 sayılı TCK 342/1.) maddesinde
belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun eylemin soybağını değiştirme suçunu oluşturacağı ve dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasını düşürülmesi yönündeki kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.