Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/20745 K.2014/4018
Özet: Mahkeme, dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından sanıkların 5 Mart 2014 tarihli oybirliğiyle kararla beraat ettirdiğini, çünkü suç tarihinden itibaren geçen süre nedeniyle asli dava zamanaşımının gerçekleştiğini bildirdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların beraatlerine
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımı ile “resmi evrakta sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 13.04.2005 ve 13.07.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta karar verilmesi mümkün bulunduğundan anılan Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM: Sanıkların beraatlerine
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımı ile “resmi evrakta sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 13.04.2005 ve 13.07.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta karar verilmesi mümkün bulunduğundan anılan Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.