Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/19634 K.2012/16624
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Ortadan kaldırma
26.09.2006 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği, diğer sanıklar yönünden, Dairemizin 13.11.2009 tarihli ilamı ile bozulmasından sonra, mahkemece bozmanın 1412 sayılı CMUK'un 325. maddesi gereğince sanık ...'e de teşmil edilerek karar verilmiş ise de, CGK'nun 18.09.2007 gün ve 125/186 sayılı kararı ile aynı yöndeki birçok kararında belirtildiği gibi lehe yasanın değerlendirilmesi için yapılan bozma, hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan sanıklara sirayet ettirilemez. Bu nedenle sanık ... yönünden ilk hükmün kesinleşmesinden sonra verilen 16.02.2010 tarihli karar hukuken geçersiz olduğundan temyiz talebinin reddi ile diğer sanıklar yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
SS. Davutlar Kooperatifinin ana sözleşmesinin yönetim kurulu üyesi sanıklar tarafından sahte olarak yeniden düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 62/son maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339/1. maddesi kapsamında kaldığı, hüküm tarihi itibariyle dava zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, sorgu tarihi olan 15.03.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Ortadan kaldırma
26.09.2006 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği, diğer sanıklar yönünden, Dairemizin 13.11.2009 tarihli ilamı ile bozulmasından sonra, mahkemece bozmanın 1412 sayılı CMUK'un 325. maddesi gereğince sanık ...'e de teşmil edilerek karar verilmiş ise de, CGK'nun 18.09.2007 gün ve 125/186 sayılı kararı ile aynı yöndeki birçok kararında belirtildiği gibi lehe yasanın değerlendirilmesi için yapılan bozma, hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan sanıklara sirayet ettirilemez. Bu nedenle sanık ... yönünden ilk hükmün kesinleşmesinden sonra verilen 16.02.2010 tarihli karar hukuken geçersiz olduğundan temyiz talebinin reddi ile diğer sanıklar yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
SS. Davutlar Kooperatifinin ana sözleşmesinin yönetim kurulu üyesi sanıklar tarafından sahte olarak yeniden düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 62/son maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339/1. maddesi kapsamında kaldığı, hüküm tarihi itibariyle dava zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, sorgu tarihi olan 15.03.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.