‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/19582 K.2013/6793

Esas No: 2012/19582 · Karar No: 2013/6793 · Karar Tarihi: 29.04.2013
Özet: (1) Sanığın hırsızlık suçundan kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken kimlik bilgilerini beyan ettiği halde gerçek kişi olmadığını iddia ederek resmi belge düzenlemesinde yalan beyanda bulunması (iftira); (2) Mahkeme, sanığın bu eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1. maddesi ve ilgili hükümler çerçevesinde suç teşkil ettiğini belirleyerek, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak (iftira)

HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanığın hırsızlık suçundan kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken kimlik bilgilerini beyan ettiği ...'nın gerçek kişi olduğunun anlaşılması karşısında eyleminin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesi kapsamında olacağı, bu nedenle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe hükmün belirlenmesi esnasında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesi hükümleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesinin ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan anılan Yasanın 206. maddesi hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "memura yalan beyanda bulunmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?