‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/16930 K.2012/17694

Esas No: 2012/16930 · Karar No: 2012/17694 · Karar Tarihi: 18.10.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından hüküm giymesiyle ilgili temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK hükümleri çerçevesinde sanığı 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ile 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına hükmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM: 1) 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası,
2) 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62/1, 52/2, 53/1-3. maddeleri gereğince 10 ay hapis ile 80,00 TL adli para cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk

I-Sanığın "dolandırıcılık" suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan yasal unsurları tam sahte çek kullanmak suretiyle işlediğinin iddia olunması karşısında; fiilin 765 sayılı TCK'nun 504/3 (5237 sayılı TCK'nun 158/1-f) maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 07.01.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanığın "resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2010 gün ve 98/143 sayılı kararı ve Dairemizin benzer bir çok kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesinde 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda”denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu itibarla sanığın üç adet çeki aynı anda sahte isimle ciro edip mağdura verdiği anlaşılan somut olayda 765 sayılı Yasanın aksine 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ancak birden çok sahte belge düzenlenmesi olgusunun 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilip buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dosya içinde sanığa ait sabıka kaydında mevcut olan ve mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına gerekçe olarak gösterilen Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.1988 gün ve 242/158 sayılı ilamında 765 sayılı TCK'nun 455/1 ve 456/1. maddeleri gereğince 17.08.1988 tarihinde infaz edilmiş mahkumiyeti gözükmekte ise de, sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği ilamın onaylı örneğinde sadece taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet vermek suçundan sanığın mahkum olduğunun anlaşılması karşısında; mağdurun zararının sanık tarafından karşılandığının da gözetilerek, belirtilen ilamının karar örneği getirtilip kasıtlı suça ilişkin olup olmadığının ve silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak sonucuna göre, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılması gerekirken sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?