‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/16384 K.2012/14828

Esas No: 2012/16384 · Karar No: 2012/14828 · Karar Tarihi: 13.09.2012
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Kısmen bozma
Uyuşmazlık
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmektedir.
Kaynak pasajlar (2)
  • 1- “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
  • 2- “Dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Gerekçe
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükmün sanık lehine olan kanun uygulamasındaki usul hatalarının sonuca etkili olmadığını belirterek onanmasına karar vermiştir. Dolandırıcılık suçu yönünden ise suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu tespit edildiğinden hükmün bozulmasına ve davanın düşürülmesine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
  • Sanık hakkında 5237 sayılı TCK uyarınca verilen cezaların alt sınırdan takdir edilmiş olması ve 765 sayılı TCK.nun uygulanması halinde tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 81. maddesi de uygulanacak olması karşısında, 5237 sayılı Yasa uyarınca hükmolunan cezaların sanık lehine olduğu anlaşıldığından, lehe Yasanın 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen usul ve esaslara uyulmadan belirlenmesi isabetsizliği sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
  • Suçtan önce kasıtlı başka suçtan sabıkası bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin olunmuş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında, bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 10.12.2000 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sonuç
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararları temyiz edilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik hükmünü onamış, dolandırıcılık suçunda zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle hükmü bozarak davanın düşmesine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (5)
  • 1- “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
  • Sanık hakkında 5237 sayılı TCK uyarınca verilen cezaların alt sınırdan takdir edilmiş olması ve 765 sayılı TCK.nun uygulanması halinde tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 81. maddesi de uygulanacak olması karşısında, 5237 sayılı Yasa uyarınca hükmolunan cezaların sanık lehine olduğu anlaşıldığından, lehe Yasanın 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen usul ve esaslara uyulmadan belirlenmesi isabetsizliği sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
  • Suçtan önce kasıtlı başka suçtan sabıkası bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin olunmuş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında, bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
  • 2- “Dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 10.12.2000 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Dayanak
5237 sayılı TCK m. 535271 sayılı CMK m. 231/55271 sayılı CMK m. 223/85252 sayılı Yasa m. 9/35252 sayılı Yasa m. 95320 sayılı Yasa m. 8/15320 sayılı Yasa m. 3221412 sayılı CMUK m. 321765 sayılı TCK m. 102/4765 sayılı TCK m. 104/2
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

1- “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK uyarınca verilen cezaların alt sınırdan takdir edilmiş olması ve 765 sayılı TCK.nun uygulanması halinde tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında 81. maddesi de uygulanacak olması karşısında, 5237 sayılı Yasa uyarınca hükmolunan cezaların sanık lehine olduğu anlaşıldığından, lehe Yasanın 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen usul ve esaslara uyulmadan belirlenmesi isabetsizliği sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının infazı sırasında nazara alınması olanaklı görülmüştür.

Suçtan önce kasıtlı başka suçtan sabıkası bulunması nedeniyle hakkında 5728 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin olunmuş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında, bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- “Dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 10.12.2000 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?