‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/13712 K.2012/13360

Esas No: 2012/13712 · Karar No: 2012/13360 · Karar Tarihi: 05.07.2012
Özet: Uyuşmazlık, Erdek İcra Ceza Mahkemesi’nin 2008 ve 2011 tarihli kararlarının kesinleşmemiş olması nedeniyle infazın devamına ilişkin itirazların reddiyle ilgiliydi; mahkeme, Yargıtay’ın ilgili kararlarını ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun hükümlerini dikkate alarak, kararın bozulması gerektiğini kabul etti. Mahkeme, 2012/5177/18714 sayılı kanunun yararına kararın bozulmasını kararlaştırdı.
Ödeme şartını ihlâl eyleminden sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar hapsen tazyikine dair Erdek icra Ceza Mahkemesinin 27/02/2008 tarihli ve 2007/703 esas, 2008/135 sayılı kararını müteakip, Edremit Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda tereddüt hasıl olduğundan bahisle vukubulan talep üzerine infazın devamına ilişkin aynı mahkemenin 10/08/2011 tarihli ve 2007/703 esas, 2008/135 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2011 tarihli ve 2011/174 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru sekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karsısında, müşteki vekilinin yüzüne karsı, sanığın yokluğunda verilen söz konusu kararda başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususlarının gösterilmediği gibi, karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle, Erdek İcra Ceza Mahkemesinin 27/02/2008 tarihli kararının kesinleşmemesi sebebiyle infaz için gönderilen kararın yeniden kesinleştirilmesine yönelik Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 10/08/2011 tarihli ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.03.2012 gün ve 2012/5177/18714 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2012 gün ve 99621 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 20.12.2011 gün ve 363/286 sayılı kararında açıklandığı üzere; “5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 310. maddesinde, temyiz isteminin yüze karşı verilen kararlarda hükmün tefhiminden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olacağı, bu takdirde, beyanın tutanağa geçirilerek hâkime tasdik ettirileceği, yoklukta verilen kararlarda ise temyiz süresinin tebliğle başlayacağı belirtilmiştir.

5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde ise, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, başvurunun yapılacağı merci, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir duraksamaya yer vermeksizin açıkça belirtileceği hükümlerine yer verilmiş olup, bu hükümlere aykırılık anılan Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni oluşturacaktır. Bu bildirimlerdeki temel amaç sujelerin başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması, bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.

5271 sayılı CYY’nın 264. maddesinde de kabul edilebilir bir yasa yolu başvurusunda yasa yolunun veya mercide yanılgının, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu hâlde başvurunun yapıldığı merciince, başvurunun derhâl görevli ve yetkili mercie gönderilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümler, birlikte değerlendirildiğinde, kural olarak temyiz istemi süresinde verilen bir dilekçe ile veya zabıt kâtibine yapılacak bir beyanla hükmü veren mahkemeye yapılacaktır. Ancak süresinde olması koşuluyla, dilekçenin hükmü veren mahkeme dışındaki bir mahkemeye verilmesi veya istemde bulunulması ya da haklı nedenlerin varlığı halinde C. Savcılığına ya da bir başka mercie istemde bulunulması temyiz istemini geçersiz kılmayacak, bu durum mercide yanılgı kapsamında değerlendirilebilecek, dilekçenin verildiği veya istemin yapıldığı merciince, istem veya dilekçe mahkemesine gönderilecektir. Yine aynı şekilde istemin temyiz yerine itiraz olarak belirtilmiş olması da bu kapsamda değerlendirilerek, başvuru sahibinin hakları korunacak, sürenin bildirilmemesi veya yanılgılı bildirilmesi halinde bunun ilgili taraf açısından bir yanılgı oluşturarak bir hakkın kullanılmasını engellemesi durumunda açıklamalı davetiye ile bu hususun tebliğinden sonra süreler başlayacak, böylece hak kayıpları engellenecektir”.

İncelenen dosya içeriğine göre; Erdek İcra Ceza Mahkemesinin 27.02.2008 gün ve 2007/703 esas, 2008/135 sayılı kararında yasa yolu bildirimi, “27.02.2008 tarihinde davacı vekilinin yüzüne karşı, sanığın yokluğunda, davacı vekili için bu günden itibaren, sanık için tebliğden itibaren 7 gün içinde Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine itirazı kabil olmak üzere” şeklinde belirtilmiş olup, yoklukta verilen karar usulüne uygun olarak sanığa 24.02.2011 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, sanık tarafından süresi içinde yasa yoluna başvuruda bulunmadığından mahkemesince 04.03.2011 tarihinde kesinleştirilerek, infazı için 14.03.2011 tarihinde Erdek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olup, sanığın adresi itibariyle infaz evrakları Edremit Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılıp, Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2011 gün ve 2011/159 esas sayılı yazısı ile Erdek İcra Ceza Mahkemesinin alınan ilamının son paragrafı incelenmek üzere infaz evrakları Erdek İcra Mahkemesine gönderilmiş, yapılan inceleme sonucunda Erdek İcra Mahkemesinin 24.06.2011 tarihli ek kararı ile infazın devamına karar verilmiş; bu karara karşı Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.08.2011 gün ve 2011/603 esas yazısı ile ilamın tekrar incelemesi ya da itiraz merciine gönderilmesi konusunda talepte bulunmuş, vaki talebin Erdek İcra Ceza Mahkemesince incelenerek, ilamın yasaya uygun olduğundan infazın devamına karar verilmiş; bu karara karşı da Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2011 gün ve 2011/760 esas sayılı yazısı üzerine Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2011 gün ve 2011/146 esas sayılı yazısı ile itiraz edilmesi üzerine Erdek İcra Ceza Mahkemesince itiraz yerinde görülmeyerek, incelenmek üzere gönderildiği Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2011 gün ve 2011/174 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında başvurulacak kanun yollarına ilişkin bildirimde başvuru şeklinin belirtilmemiş olması nedeniyle bildirimin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü gerektiği ileri sürülebilirse de sadece başvuru şeklinin gösterilmemiş olması “yasa yolu süresinin” işlemeye başlamasını engellemez. Bu durumda, başvuru şekli gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olsa dahi yasa yolu süreleri işler ve süreden sonra yapılan yasa yolu başvurusu kabul edilemez.

Zira, belirtilen sürede yanlış merciye, yanlış şekilde bir başvuruda bulunulması halinde bu yanılma, 5271 sayılı CYY’nın 264. maddesi kapsamında değerlendirileceğinden başvuranın hakları ortadan kalkmayacaktır.

Açıklanan nedenlerle; Erdek İcra Ceza Mahkemesinin 27/02/2008 gün ve 2007/703 esas, 2008/135 sayılı kararında yasa yolu bildirimi usule uygun yapılıp, sanık tarafından süresinde bir başvuruda bulunulmadığından, Edremit Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda tereddüt oluştuğu gerekçesiyle vuku bulan talep üzerine infazın devamına ilişkin aynı Mahkemenin 10/08/2011 gün ve 2007/703 esas, 2008/135 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2011 gün ve 2011/174 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, yerinde olmayan kanun yararına bozma isteminin CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?