Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/13076 K.2012/20583
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte bono düzenleyerek alacaklıyı borçlu gösterdiği ve resmi belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarıyla ilgiliydi; mahkeme, bu suçlamaları kabul ederek 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 1000 TL adli para cezası öngördü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCY'nın 158/1-d, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası.
TCY'nın 204/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası.
Suç tarihinin, senedin icra takibine konulduğu 04.10.2007 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
1- Sanık ...'ün kendisini alacaklı, katılan ...'ı borçlu gösteren sahte bono düzenleyip katılan aleyhine icra takibinde bulunmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia olunması, sanığın aşamalarda senedin keşideci tarafından huzurunda imzalanarak verildiğini, katılan ile 9-10 yıl karı-koca hayatı sürdürdüklerini, 2005 yılında katılana oğlunun düğününde kullanması için ailesinden kalan 35.000 TL borç para verdiğini, karşılığında sanığın suça konu bonoyu verdiğini savunması, katılanın kovuşturma aşamasında, sanığı tanımadığını, bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin ne şekilde doldurulduğundan haberinin olmadığını beyan etmesine karşın 24.02.2010 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde, senetteki imzaların kendisine ait olduğunu, oğluna düğün eşyası aldığı dükkana verdiğini, borcunu ödeyince geri aldığını, daha sonra kaybettiğini ifade ederek çelişkili anlatımlarda bulunması, alınan bilirkişi raporunda, bonoda bulunan imzalar ile katılanın imzaları arasında kısmi benzerlikler bulunsa da imzalar arasında farklılıklar bulunduğundan imzanın katılanın eli ürünü olmadığının belirtilmesi, icra takibinin başladığı 04.10.2007 tarihinden 10.02.2010 tarihine kadar katılanın -maaşından kesintiler yapılmasına rağmen- şikayette bulunmaması, savunmanın, sanık ile katılanın arasında irtibat ve alacak verecek ilişkisinin bulunduğuna dair bir kısım deliller sunması, bononun tanzim tarihi olan 2005 yılından soruşturmanın başladığı 2010 yılına kadar katılanın imza ve yazılarında değişikliklerin olması ihtimali karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından, katılanın resmi kurumlarda bulunan 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ait mukayese elverişli imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilip bu belgelerdeki imzalar ile suça konu bonodaki imzaların aynı olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınması, ayrıca tanzim tarihi itibari ile sanığın katılandan senetlerin bedeli kadar alacaklı olup olmadığının araştırılıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu da tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile her iki suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde,
2- Sanık hakkında TCK'nun 158/1-d. maddesi gereğince hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 60 gün olarak tayini,
3- Sanık müdafiinin 08.03.2011 tarihli celsedeki lehe olan hükümlerin uygulanması talebinin TCK’nun 52/4. maddesini de kapsadığı nazara alınarak bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCY'nın 158/1-d, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası.
TCY'nın 204/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası.
Suç tarihinin, senedin icra takibine konulduğu 04.10.2007 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
1- Sanık ...'ün kendisini alacaklı, katılan ...'ı borçlu gösteren sahte bono düzenleyip katılan aleyhine icra takibinde bulunmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia olunması, sanığın aşamalarda senedin keşideci tarafından huzurunda imzalanarak verildiğini, katılan ile 9-10 yıl karı-koca hayatı sürdürdüklerini, 2005 yılında katılana oğlunun düğününde kullanması için ailesinden kalan 35.000 TL borç para verdiğini, karşılığında sanığın suça konu bonoyu verdiğini savunması, katılanın kovuşturma aşamasında, sanığı tanımadığını, bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin ne şekilde doldurulduğundan haberinin olmadığını beyan etmesine karşın 24.02.2010 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde, senetteki imzaların kendisine ait olduğunu, oğluna düğün eşyası aldığı dükkana verdiğini, borcunu ödeyince geri aldığını, daha sonra kaybettiğini ifade ederek çelişkili anlatımlarda bulunması, alınan bilirkişi raporunda, bonoda bulunan imzalar ile katılanın imzaları arasında kısmi benzerlikler bulunsa da imzalar arasında farklılıklar bulunduğundan imzanın katılanın eli ürünü olmadığının belirtilmesi, icra takibinin başladığı 04.10.2007 tarihinden 10.02.2010 tarihine kadar katılanın -maaşından kesintiler yapılmasına rağmen- şikayette bulunmaması, savunmanın, sanık ile katılanın arasında irtibat ve alacak verecek ilişkisinin bulunduğuna dair bir kısım deliller sunması, bononun tanzim tarihi olan 2005 yılından soruşturmanın başladığı 2010 yılına kadar katılanın imza ve yazılarında değişikliklerin olması ihtimali karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından, katılanın resmi kurumlarda bulunan 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ait mukayese elverişli imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilip bu belgelerdeki imzalar ile suça konu bonodaki imzaların aynı olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınması, ayrıca tanzim tarihi itibari ile sanığın katılandan senetlerin bedeli kadar alacaklı olup olmadığının araştırılıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu da tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile her iki suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde,
2- Sanık hakkında TCK'nun 158/1-d. maddesi gereğince hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 60 gün olarak tayini,
3- Sanık müdafiinin 08.03.2011 tarihli celsedeki lehe olan hükümlerin uygulanması talebinin TCK’nun 52/4. maddesini de kapsadığı nazara alınarak bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.