‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12695 K.2012/13136

Esas No: 2012/12695 · Karar No: 2012/13136 · Karar Tarihi: 03.07.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı verilen hapis cezasının temyiz süresi ve ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek 2 yıl hapis cezasını bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik

HÜKÜM: 1-765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca; hüküm ve kararlarda; başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli ve süresi ve "bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde" gösterilmesi gerektiği cihetle; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 09.02.2010 gün ve 2010/6-26 ve 18 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin başlangıcının "...tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren..." denilmek suretiyle sanığı yanıltıcı biçimde gösterilmiş olması nedeniyle sanık müdafiinin temyizinin yasal süresi içinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
1-Sanık hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyizinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılan ... ile şikayetçiler ... ve ...’na yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Birleşen 2009/15 esas sayılı dosyada müşteki Selman Esmerer'e karşı işlenen dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin, gerçek kişiye yönetilmesi ve hataya düşülerek bu işlem sonucunda onun veya bir başkasının mal varlığı aleyhine, sanığın kendine veya başkalarının yararına haksız bir menfaat sağlaması gerekmekte olup somut olayda sanığın, sahte belgelerle aldığı çek karnesini imzalayıp her hangi bir mal alışverişi olmadan para ile sattığını beyan etmesi karşısında, öncelikle çekteki ciro silsilesi geriye doğru takip edilerek sanığın keşidesinden sonra müşteki veya katılanın eline geçme aşamasına kadar çekin hangi hukuki ilişkiler nedeniyle kime verildiği, hangi aşamada kime karşı dolandırıcılık suçunun işlendiği tespit edildikten sonra sanığın bu dolandırıcılık suçlarına ne şekilde katıldığı belirlenerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanığın, katılan ve müştekilere yönelik dolandırıcılık suçuna iştirak edip etmediği belirlenmeden, davaya konu çekten dolayı eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?