‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12499 K.2012/11967

Esas No: 2012/12499 · Karar No: 2012/11967 · Karar Tarihi: 20.06.2012
Özet: 1) Sanığın memur olarak resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından dolayı yargılanması; 2) Mahkeme, hem sahtecilik hem de dolandırıcılık kararlarını bozarak sanığı 11 ay 20 gün hapis ve adli para cezası ile cezalandırdı, ancak dolandırıcılık hükmünü zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: 1-765 sayılı TCK nun 504/7, 80, 522/1, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 6. maddelerinin uygulanması ile 11 ay 20 gün hapis ve 599.00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine dair
2-765 sayılı TCK nun 339/1, 80, 522/1 ve 59/2. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair

1-Sanık müdafiinin memurun resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükme yönelik temyizinde:
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen memurun resmi belgede sahteciliği suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı
Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?