Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/10602 K.2012/13494
**MAHKEMESİ:**İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : İİK'nun 331, 333/a ve 339. maddelerine muhalefet etmek
**HÜKÜM:** Sanıkların ayrı ayrı beraatlerin dair
Müşteki vekilinin 16/09/2009 havale tarihli şikayet dilekçesinde, borçlu ... Tic. ve San. Ltd. Şti. yetkilisinin şikayet edildiği, şikayet dilekçesinde ismi yazılı sanıklardan ...'nun, Kayseri Ticaret Sicili Memurluğunun 26/01/2010 tarih ve 890 sayılı yazısına göre borçlu şirketin yetkili temsilcisi olmasına göre tebliğnamenin a bendindeki hükmün bozma-düzeltilerek onama istemine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Beyandan sonra mal ve kazançta olan artışı bildirmemek eylemine yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı bulunan beyandan sonra mal ve kazançta olan artışı bildirmemek eylemi, 2004 sayılı İİK’nun 5358 sayılı Yasanın 10. maddesi ile değişik 339.maddesi ile bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı yaptırım altına alınmış olup, İİK'nun 353. maddesinin birinci fıkrasına göre müeyyidesi disiplin hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararların itiraz yasa yoluna tabi olmasına rağmen, dosyanın itiraz merciine gönderilmesi yerine temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, İİK’nun 353/1. maddesi gereğince itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- "Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek" ve “ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek” suçlarından kurulan hükümlere yönelik şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara yüklenen “ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek” suçu yönünden icra takibinin kesinleştiği 29.10.2004 tarihi suç tarihi olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk CezaKanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu; suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 21.08.2003 ve 29.10.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İİK'nun 331, 333/a ve 339. maddelerine muhalefet etmek
**HÜKÜM:** Sanıkların ayrı ayrı beraatlerin dair
Müşteki vekilinin 16/09/2009 havale tarihli şikayet dilekçesinde, borçlu ... Tic. ve San. Ltd. Şti. yetkilisinin şikayet edildiği, şikayet dilekçesinde ismi yazılı sanıklardan ...'nun, Kayseri Ticaret Sicili Memurluğunun 26/01/2010 tarih ve 890 sayılı yazısına göre borçlu şirketin yetkili temsilcisi olmasına göre tebliğnamenin a bendindeki hükmün bozma-düzeltilerek onama istemine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Beyandan sonra mal ve kazançta olan artışı bildirmemek eylemine yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı bulunan beyandan sonra mal ve kazançta olan artışı bildirmemek eylemi, 2004 sayılı İİK’nun 5358 sayılı Yasanın 10. maddesi ile değişik 339.maddesi ile bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı yaptırım altına alınmış olup, İİK'nun 353. maddesinin birinci fıkrasına göre müeyyidesi disiplin hapsi olan suçlardan dolayı verilen kararların itiraz yasa yoluna tabi olmasına rağmen, dosyanın itiraz merciine gönderilmesi yerine temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, İİK’nun 353/1. maddesi gereğince itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- "Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek" ve “ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek” suçlarından kurulan hükümlere yönelik şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara yüklenen “ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek” suçu yönünden icra takibinin kesinleştiği 29.10.2004 tarihi suç tarihi olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk CezaKanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu; suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 21.08.2003 ve 29.10.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.