‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/10300 K.2012/16862

Esas No: 2012/10300 · Karar No: 2012/16862 · Karar Tarihi: 09.10.2012
Özet: (1) Sanıkların “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanmak” suçlarıyla yargılandığı davada, zamanaşımı nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiş; (2) sahte reçete ve imza iddialarıyla ilgili ayrı bir inceleme ve delil toplama süreci başlatılmış, ancak bu süreç hâlâ devam etmekte ve yeni bir yargılamaya yol açabilir.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanmak, resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: Beraat

I-Sanıklar ..., ..., ... hakkında 'nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ...,..., ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik', sanık ... hakkında 'görevi kötüye kullanmak' suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
01.11.2007 tarihli iddianame ve dosyada mevcut Bağkur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda;... Eczanesi tarafından kuruma fatura edilen reçetelere yönelik yapılan incelemede Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinde doktor olarak çalışan sanıkların takip ve tedavi etmedikleri diyaliz hastaları adına reçeteler düzenlediklerinin ve asistan doktor olarak görev yapan sanıklardan ...,... ve ...'ın uzman doktorun onaylaması halinde kuruma fatura edilebilecek reçetelerde uzman doktor ...'nın mühür ve imzasını sahte olarak tamamladıklarının ve sanıklarla... eczanesi yetkililerinin işbirliği içinde olduklarının iddia edildiği, sahteliği iddia olunan reçetelerin sanıklar hakkında yine sahte reçete düzenledikleri iddiasıyla açılan Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/160 esas sayılı dosyası içinde bulunduğu, anılan dosyada sanıklar hakkında verilen beraat kararının Dairemizin 20.11.2008 tarihli ilamı ile bozulduğu ve yargılamanın devam ettiği, reçete sahiplerinin tanık olarak verdikleri ifadelerinde reçeteleri düzenleyen doktorlara tedavi olmadıklarını ve reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını beyan ettikleri görülmekle; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili dosyası ve ekindeki soruşturma raporları getirtilerek özetinin duruşma tutanağına aktarılması, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretleri dosyaya konulup, davaya konu edilen sahte reçeteler net bir şekilde belirlenip mükerrer bir dava olup olmadığı saptandıktan sonra bu dosyada olduğu belirtilen suça konu reçete asıllarının dosya içine alınması, teftiş raporunda adı geçen hastalara reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması ve reçete sahipleri, doktor ... ve sanıklar ..., ... ve ...'ın yazı ve imza örnekleri alınarak ilaçların teslim alındığına dair imzaların reçete sahipleri, ...'nın onay imzasının ise sanıklar eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, reçete tarihleri itibari ile hastane protokol ve kayıt defterleri üzerinde inceleme yapılarak anılan hastaların giriş ve tedavi kayıtlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bir kısım reçete sahiplerinin karnelerini bıraktıklarını söyledikleri ve reçeteleri kuruma fatura eden... eczanesi sahip ve çalışanları hakkında aynı teftiş kurul raporu uyarınca dava açılıp açılmadığının, açılmışsa sonucunun araştırılması ve iddianamede sanık ...'nin de takip ve tedavi etmediği karne sahiplerinin bilgi ve rızası dışında adlarına reçete düzenlediğinin tavsif edilmesi karşısında; sanıklara yüklenen eylemlerin sübutu halinde 765 sayılı TCK'nun 339/1.(5237 sayılı TCK'nun 204/2) maddesindeki 'memurun resmi belgede sahteciliği' suçunu oluşturacağı da gözetilerek tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile sanık ... yönünden suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde beraatlerine hükmolunması,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?