Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/10039 K.2012/13656
Özet: Uyuşmazlık, ticareti usulüne aykırı olarak terk etme suçunun işlenip işlenmediği ve sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığı konusundaki delillerle ilgilidir; Mahkeme, sanığı İİK 337/a maddesi gereğince üç aylık hapis cezasıyla cezalandırma kararını bozarak, eksik araştırma ve usulsüz tebliğin etkisiyle yeni bir yargılama başlatmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Ticareti usulüne aykırı olarak terk etmek
HÜKÜM: Sanığın İİK'nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığı ilgili ticaret sicil memurluğundan ve kayıtlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, keza bildirilen ve tespit edilecek adreslerde borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, ticareti terk suçlarında duruşmaya çağrı kağıdının ya da mahkeme kararının sanığın terk ettiği ileri sürülen adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılması geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından, sanığa Tebligat Kanununda 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle yeniden usulüne uygun olarak duruşmaya çağrı kağıdının tebliğinine (Tebligat Kanununun 35. maddesi dışında) müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/07/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Ticareti usulüne aykırı olarak terk etmek
HÜKÜM: Sanığın İİK'nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığı ilgili ticaret sicil memurluğundan ve kayıtlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, keza bildirilen ve tespit edilecek adreslerde borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, ticareti terk suçlarında duruşmaya çağrı kağıdının ya da mahkeme kararının sanığın terk ettiği ileri sürülen adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılması geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağından, sanığa Tebligat Kanununda 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle yeniden usulüne uygun olarak duruşmaya çağrı kağıdının tebliğinine (Tebligat Kanununun 35. maddesi dışında) müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/07/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.