Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9909 K.2012/66
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:**1) 5237 sayılı TCK.nun 210/1. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 204/1, 43/1, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 2) 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 YTL adli para cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk
07.10.2008 günlü oturumda sanıkların yokluğunda verilen kararın, daha önce usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olan "İnkılap mah. Milli Egemenlik cad. No.... Ceylanpınar" adresinde 03.02.2009 tarihinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilirken kapı numarasının "25" yerine "2" olarak yazılmış olması nedeniyle tebligatın usulüne uygun olmadığı cihetle sanıkların temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
1-) Katılan şirkette pazarlama ve satış elemanı olarak çalışan sanıkların, şirketten teslim aldıkları malları satmış gibi hayali isimler adına satış sözleşmeleri ve senetler düzenleyerek şirkete verdikleri, senetlerdeki ödeme günleri geldiğinde borçlulara ulaşılamadığı, bu şekilde sanıkların sahte kombiyo senedi düzenlemek ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasından ibaret olayda; katılan şirket tarafından matbu olarak bastırılan ve satış sırasında boş bırakılan kısımların doldurulması suretiyle düzenlenen "satış sözleşmesi" ekindeki senetlerin, Türk Ticaret Kanununda öngörülen (tanzim tarihi, tanzim yeri gibi) zorunlu ögeleri içermemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmayıp özel belge niteliğinde olduğu, sözleşmelerin büyük çoğunluğunda "satış temsilcisi" bölümünde her hangi bir isim yazılı olmadığı, bir kısmında sadece "..." isminin yazıldığı, bir kısmında
ise "..." isim ve soy isminin yazılması ve sanık ...'in ismi yazılı olan her hangi bir sözleşme bulunmamasına göre, sanıkların savunmaları da dikkate alınarak satış sözleşmeleri ile alt kısımlarında yer alan senetlerdeki yazı ve rakamların sanıkların eli ürünü olup olmadığının tespit için bilirkişi incelemesi yaptırılması, sözleşme ve ekindeki senetler ile sözleşmelerde satışı gösterilen malların şirket tarafından sanıklara teslimi, sözleşme ve senetlerin sanıklar tarafından şirkete iadesi sırasında herhangi bir teslim tesellüm tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, hangi seri numaralı sözleşmenin hangi satış elemanına teslim edildiği hususunda kayıt tutulup tutulmadığı katılan şirketten sorulup, bu şekilde düzenlenmiş teslim tutunakları varsa getirtilip incelenmesi, sanıkların çalıştıkları süre içerisinde maaşları ile primlerini alamadıkları, SSK primlerinin yatırılmadığı yönündeki savunmaları da araştırılarak TCK'nun 211. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-) Pazarlama ve satış elemanı olarak çalışan sanıkların, katılan şirketten teslim aldıkları malları satmadıkları halde değişik tarihlerde satmış gibi hayali isim ve adresler yazarak düzenledikleri çok sayıdaki satış sözleşmesini katılan şirkete vermek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; suça konu satış sözleşmelerinde yazılı olan malların sanıklara teslim edildiğine ilişkin teslim tutanaklarının bulunup bulunmadığı, satışa ilişkin faturaların sözleşmelerle birlikte şirkete teslim edilip edilmediği hususları da araştırılarak sonucuna göre sanıkların eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı sanık .../... müdafii ile sanık ... ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SM.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:**1) 5237 sayılı TCK.nun 210/1. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 204/1, 43/1, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 2) 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 YTL adli para cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri ile belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk
07.10.2008 günlü oturumda sanıkların yokluğunda verilen kararın, daha önce usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olan "İnkılap mah. Milli Egemenlik cad. No.... Ceylanpınar" adresinde 03.02.2009 tarihinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilirken kapı numarasının "25" yerine "2" olarak yazılmış olması nedeniyle tebligatın usulüne uygun olmadığı cihetle sanıkların temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede gereği görüşüldü;
1-) Katılan şirkette pazarlama ve satış elemanı olarak çalışan sanıkların, şirketten teslim aldıkları malları satmış gibi hayali isimler adına satış sözleşmeleri ve senetler düzenleyerek şirkete verdikleri, senetlerdeki ödeme günleri geldiğinde borçlulara ulaşılamadığı, bu şekilde sanıkların sahte kombiyo senedi düzenlemek ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasından ibaret olayda; katılan şirket tarafından matbu olarak bastırılan ve satış sırasında boş bırakılan kısımların doldurulması suretiyle düzenlenen "satış sözleşmesi" ekindeki senetlerin, Türk Ticaret Kanununda öngörülen (tanzim tarihi, tanzim yeri gibi) zorunlu ögeleri içermemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmayıp özel belge niteliğinde olduğu, sözleşmelerin büyük çoğunluğunda "satış temsilcisi" bölümünde her hangi bir isim yazılı olmadığı, bir kısmında sadece "..." isminin yazıldığı, bir kısmında
ise "..." isim ve soy isminin yazılması ve sanık ...'in ismi yazılı olan her hangi bir sözleşme bulunmamasına göre, sanıkların savunmaları da dikkate alınarak satış sözleşmeleri ile alt kısımlarında yer alan senetlerdeki yazı ve rakamların sanıkların eli ürünü olup olmadığının tespit için bilirkişi incelemesi yaptırılması, sözleşme ve ekindeki senetler ile sözleşmelerde satışı gösterilen malların şirket tarafından sanıklara teslimi, sözleşme ve senetlerin sanıklar tarafından şirkete iadesi sırasında herhangi bir teslim tesellüm tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, hangi seri numaralı sözleşmenin hangi satış elemanına teslim edildiği hususunda kayıt tutulup tutulmadığı katılan şirketten sorulup, bu şekilde düzenlenmiş teslim tutunakları varsa getirtilip incelenmesi, sanıkların çalıştıkları süre içerisinde maaşları ile primlerini alamadıkları, SSK primlerinin yatırılmadığı yönündeki savunmaları da araştırılarak TCK'nun 211. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-) Pazarlama ve satış elemanı olarak çalışan sanıkların, katılan şirketten teslim aldıkları malları satmadıkları halde değişik tarihlerde satmış gibi hayali isim ve adresler yazarak düzenledikleri çok sayıdaki satış sözleşmesini katılan şirkete vermek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; suça konu satış sözleşmelerinde yazılı olan malların sanıklara teslim edildiğine ilişkin teslim tutanaklarının bulunup bulunmadığı, satışa ilişkin faturaların sözleşmelerle birlikte şirkete teslim edilip edilmediği hususları da araştırılarak sonucuna göre sanıkların eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı sanık .../... müdafii ile sanık ... ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SM.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.