Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukukuİcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9669 K.2011/21196
Özet: Uyuşmazlık konusu, hileli iflas suçundan şüphelilere yönelik soruşturma evresinde yapılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itirazının reddiyle ilgiliydi; Mahkeme, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine dayanarak, bu kararı bozmak üzere Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosyanın tevdii edilmesini emrederek kararını bozmaya karar verdi.
Hileli iflas suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/03/2011 tarihli ve 2010/10650 soruşturma, 2011/4461 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 10/05/2011 tarihli ve 2011/619 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelilerin ifadesine başvurulmadığı gibi müflis şirkete ait kayıt ve belgelerinde ilgili yerlerden istenmediği, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.06.2011 gün ve 2011/8057-34651 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2011 gün ve KYB.2011/238753 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, “hileli iflas” eylemine yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelilerin ifadesine başvurulmadığı gibi müflis şirkete ait kayıt ve belgelerinde ilgili yerlerden istenmediği, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.06.2011 gün ve 2011/8057-34651 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2011 gün ve KYB.2011/238753 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, “hileli iflas” eylemine yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.